İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Seçme- Hadis Dersleri... 11. Hafta  (Okunma Sayısı 440 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
19 Mayıs 2008, 23:29:25
cuneydi_bagdadi

Minare Team

*****


Üye No : 31

Yaş : 23

Nerden : istanbul/bursa

Konu  : 58

Mesaj : 130

Aldığı Teşekkür 3
Offline
« : 19 Mayıs 2008, 23:29:25 »



11. Hadis


    Ebu Hureyre, Hz. Ali ve Eyyub el-Ensari; rivayet ediyor, Resulullah sav buyurdu ki;

   “Müslüman müslümanın kardeşidir. O kardeşine ihanet etmez. Yalan söylemez ve  onu yalnız bırakmaz. Her müslümanın diğer bir Müslümana ırzı, malı ve kanı haramdır.  ( Resulullah kalbini göstererek) takva buradadır. Bir kişinin Müslüman kardeşini kahir görmesi kötülük olarak ona yeter.”  (Tirmizi, İbni Mace, M. İmam Ahmed)


     Bu hadis müminlerin kardeş olarak birbirlerine karşı olan hukukun temel noktalarını açıklamaktadır.

      Hadiste söz konusu edilen ilişkilerin, olması gereken şekil belirtilmektedir. Bunu açıklamak için fazla söz söylemeye gerek yoktur. Çünkü bu peygamberi buyruk zaten kendi kendisinin açıklamaktadır.  Hadiste dikkatimizin çekildiği noktaları tek tek ele almaya çalışacak olursak şunları söyleyebiliriz.

      1. Mümin kardeşine ihanet etmez:  yani ona bir şey emanet ederse onu gereği gibi koruru. Bir sır emanet ederse onu başkasını açmaz. Ona güvenip akıl, bilgi ve görgüsünden yararlanmak maksadıyla ona bir şey sorar yada danışılırsa, doğru bildiğini söyler, yada daha güzel kanaat sahibi olabileceği yolları gösterir. Herhangi bir sebep dolayısıyla evinden beldesinden uzaklaşacak olursa kendisine güvenip de çoluk çocuğunu koruyup gözetmesini isterse ona olan güven ve gerçek bir mümin sorumluluğu ile yerine getirmeye gayret eder. Vefatından sonra kendisine bir takım şeyleri yerine getirmesini vasiyet ise, çoluk çocuğuna bakmak, terbiye, ahlak, eğitim ve öğretimiyle gereken şekilde ilgilenmek gibi bu vasiyetin gereklerini yerine getirmeye çalışır vs….

      Kısacası, mümin olarak emanet türünden olan ne varsa kardeşine karşı eminliğin güvenirliğin en yüce ve üstün örneklerini ortaya koyamaya çalışır. En küçüğünden en büyüğüne kadar her türlü kamu görevlerinde mümine, müminler adına yetkililerce teslim edilmiş ve  gereklerini yerine getirmek zorunda olduğu emanetler kapsamındadır. Yüce Rabbimiz bizlere de emanetleri ehil olanlara ve hak sahiplerine eksiksiz geri vermemizi ve insanlar arasında hükmedecek olursak adaletle hükmetmeyi özellikle emretmektedir. ( Nisa 4/58).  Esas itibariyle insanlar arasında hükmetmek de emanet kavramının genel emanet kavramının genel kapsamına girmekle birlikte özellikle söz konusu edilmesi, bu hususta yerine getirilmesi olmasındandır. Çünkü insanlar arasında hükmederken adaleti gözetmekte hem Allah’ın bir emri olduğu için Allah’ın gözetilmesi gereken bir hakkı vardır, hem de adaletle hükmedilmesini bekleyen müminlerin adalete olan güvenlerinin sarsılmaması gerektiğinden bütün müminlerin hakkı vardır.

     2. Müslüman inanan bir insan olduğu için yalan söylememelidir:  Çünkü en büyük doğru ve gerçek, imani gerçeklerdir. En büyük yalan ve zulüm ise küfürdür. Bütün doğrular imanın gereği yada türevi olduğu gibi, bütün yalanlarda adım adım en büyük yalana doğru sürükleyecek bir özelliktedir. O bakımdan mümin sair insanlarla ilişkilerinde özellikle mümin kardeşlerine karşı yalan söylemeye dikkat etmelidir. Çünkü yalan gerçeğe bir ihanettir. Yalan söylemek yönüyle birinci şıkta ele aldığımız emanete riayet gereğinin de kapsamına girmektedir.

     3.  Müminler birbirlerinin kardeşleridir, birbirlerinin velileridir: Hayırda birbirlerine yardımcı olup, kötülükte de biri diğerinin o kötülükten uzaklaştırmaya çalışmak suretiyle aralarında yardımlaşmaya çalışırlar. Hem görünen düşmanlarına karşı hemde görünmeyen düşmanları olan nefisheva ve şeytanlarına karşı da biri diğerinin yardımcısıdır.

     4. Şahsi haklar: her Müslüman olarak ırzı, kanı ve malı başlarına gönül rızası ile yada şeri bir gerekçe ile olmadıkça haramdır., ona gereken saygının gösterilmesi şeri bir mükellefiyettir. Bunların gereken şekilde korunup himaye edilmesi bunun için gerekli tedbirlerin alınması islam devletinin en önemli görevleri arasındadır.

       Müslümanın iffetini, şeref ve haysiyetini kimse diline dolayamaz. Onlar hakkında ileri geri konuşamaz, gıybetlerini yapamaz, onlara iftirada bulunamaz. Sırlarını ulu orta açıklayamaz. Mahremiyetlerini ihlal edemez.
   
       Kimse kardeşinin malına rızası ya da rıza bulunduğunu gösteren ( hediye, alışveriş gibi…) işlemler olmadıkça elini uzatamaz.

       Müslümanın kanına haksız yere kastedenin cezası aynı şekilde kıssasıdır. Müslümanı yaralayanın cezaları uygulanması askıya alınamaz.

       5.  Takva müminin kalbinde yer eden Allah korkusudur:   Mümin bu korku sayesinde günah işlemekten uzak durur, mümin kardeşlerinin haklarını ihlal etmemeye çalışır. Müminler hem birbirlerinin kardeşleri olduğundan hem de islama göre insanların üstünlüklerinin takva dışında başka itibar edilecek hiçbir ölçüsü bulunmadığından kardeşlik hukukunu zedeleyecek ve hadiste örneklenen kötü davranışları işleyemez, hemde kardeşlerine karşı herhangi bir şekilde üstünlük duyguları beseleyemez, taşıyamaz. Mümin mümin kardeşini küçük görmesi, kendisine günah olarak yeter. Çünkü iman gibi yüce bir değere sahip olunduktan sonra Allah’ın azizi ve üstün kılındığını, islama şerefiyle şereflendirdiği bir kimseyi, Allah’ın yeryüzünün halifesi yaptığı bir varlığı küçük görmüştür. Onun küçümsemiştir. Yani bu tutumuyla adete yüce Allah’ın değerlendirmesini tanımamış hatta reddetmiş gibi olur. Diğer taraftan başkalarını küçümsemeye alışkanlık haline getirmiş insanlar sair insanlarda istenen düzeyde geliştiremezler.  Bunun yanında bu tutumlarının farkına varanlar da onlardan uzak kalmaya gayret ederler. Bu ise çerçevesi genişledikçe ümmet için tehlikesi artan toplumu parçalayıp dağıtmaya elverişli toplumun vicdanına yerleştirilmiş patlamaya hazır bomba demektir……



     Yine özetlersek mümin kardeşlerim;

    Biz eğer Allah’a inanmışsak ve müminlik yolunda ilerliyorsak, birincisi her ne olursa olsun (mal, sır….) emanet emanettir ve hiçbir şekilde ona ihanet edemeyiz. İkincisi ise asla ve asla yalan söyleyemeyiz. Yalanın büyük günah olduğunu ve ne kadar kötü bir şey olduğunu biliyoruz. Ayrıca Kurana baktığımızda dikkat edersek Allah’ın laneti yalancıların üzerinedir ayetine rastlıyoruz. Allah’ın laneti bizimle olmasın güzel kardeşlerim. Üçüncüsü ise biz eğer müminsek birbirimize her konuda( iyi günlerde de, kötü günlerde de…) elimizden geldiği kadar yardımcı olmalıyız. Bu yardım hem maddi hemde manevidir. Ve ayrıca unutmayalım ki daim mümin kardeşlerimize hüsnizan duygularımızı beslemeliyiz. Dördüncüsü ise hiçbir şekilde kardeşimizin malı, canı ve ırzı (isteği olmadığı sürece) bize haramdır. Bunu bilemeli ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz kardeşlerim. Beşincisi ise hiçbir şekilde karşımızdakini küçük göremeyiz ve onun duygularıyla oynamayız. Unutmamalıyız ki kalpleri yalnızca Rabbimiz bilir ve üstünlük ise ancak takvadadır. Takva ise Allah’tan korkmaktır. Kim Allah’tan ne kadar çok korkarsa o, o kadar takvalıdır ve her işinde de Allah’tan korktuğu için islam doğrultusunda hareket eder…..
Logged

غنجر Who is better in speech than one who calls (men) to Allah, works righteousness, and says, "I am of those who bow in Is جونىد
20 Mayıs 2008, 19:38:24
CanRuba

Isınıyorum

*


Üye No : 16995

Yaş : 21

Nerden : istanbul

Konu  : 4

Mesaj : 575

Aldığı Teşekkür 3
Offline
« Yanıtla #1 : 20 Mayıs 2008, 19:38:24 »

       
Logged
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya evden eve nakliyat İslami Sohbet İlahi Sözleri