10. Hadis Rasulullah sav buyurdu ki:
“ kişinin her işittiğini konuşması yalan olarak ona yeter”. (Müslim)
Bu hadiste başkalarının hukukunu korumak için insanın göstermesi gereken hassasiyet ve titizliğin boyutlarının ortaya koymaktadır. Yalan ahlaki bir düşüklük ve bir seviyesizlik olduğu gibi başkalarının haklarınıda çoğu kere çiğnenmesine yada zayi olmasına sebebtir.
İşittiğimiz anlatılmasına tanık olduğumuz her bir söz mutlaka doğru demek değildir. Bu böyle olduğu kadar bizim de her anlatılanı doğru bir şekilde anlayıp yine doğru bir şekilde kavradığımız söylenemez. O halde konuşmamız halinde, konuşmamızın potansiyel olarak taşıdığı bu tehlikelerden gereği gibi sakınabilmek için gereken dikkat ve titizliği göstermek zorundayız. Bunun için doğru nakledildiğinden emin olmadığımız bir şeyi başkalarına nakletmeye kalkışmamalıyız. Ayrıca bize ulaşan haberleri özellikle kul haklarını ilgilendirecek özellikte ise doğru olsa bile nakledip anlamamızın doğru ve yerinde olmayacağını bilip kabul etmeliyiz. Diğer taraftan bu buyruk müslümanın rasgele konuşan bir boşboğaz olmaması gerektiğini düşünüp taşındıktan, ölçüp biçtikten sonra, söylemekte hayır ve fayda umuyorsa söylenmesinin öngörmelidir. Çünkü Hz. Peygamber
“ kim
’a ve ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin yada sussun” buyurmuştur. ( Buhari, Müslim, Ebu Davut). “
insan bir söz söylemeyedursun mutlaka onun yanı başında görüp gözetlemeye hazır bir melek vardır ( Kaf 50/18)”.
Bütün bunlar dilimize, konuşup söylemeyeceklerimize imani bir sorumlulukla dikkat etmemiz gerektiği konusunda önemli uyarılardır. Unutmayalım ki kamil müminlerin en önemli bir niteliği boş söz ve işlerden yüz çevirmektir…..
Demekki kardeşlerim bize düşen her işittiğimizi söylememeliyiz, körü körüne inanmamalıyız, analiz etmeden yargılamamalıyız.... ve yine unutmayalım ki biz kardeşlerimize karşı suizan değil, hüsnizan düşünenlerden olmalıyız….
bizi boş konuşanlardan, boş söz söyleyenlerden eylemesin ve onlardan uzak tutsun….