| 15 Şubat 2008, 16:45:31 |
|
|
 |
« : 15 Şubat 2008, 16:45:31 » |
|
 Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan İslami Direnişinin büyük komutanı İmad Muğniye’nin şehadetinin ardından yaptığı açıklamada, Siyonist İsrail rejimini ortadan kaldırma manifestosunu açıkladı.
Bismillahirrahmanirranim
“Müminlerden öyle erler vardır ki onlar ’a verdikleri sözde sadakat gösterdiler; onlardan kimileri adaklarını yerine getirdi, kimileri ise beklemektedir. Onlar hiçbir şey karşilığında sözlerinden dönmediler”
’a verdiği sözde sadakat gösteren ve şehadete ulaşmayı arzulayan Şehid İmad Muğniye, Seyyidüşşüheda İmam Hüseyin’in şehadet günlerinde arzuladığı şehadete ulaştı. O kendi kanını ellerinde ve kefenini sırtında taşiyordu.
Daha genç yaşlarında büyük zaferlere imza atıp şehadeti isteyen Hacı İmad sonunda hedefine ulaştı. Ben bu ilahi iftihar madalyasını almasından dolayı şehidimize tebriklerimi sunuyorum. O bütünüyle bir cihad yuvasındaydı; o yuva hala ayaktadır, ama şimdi bu ev, şehadet yuvasına dönmüştür.
Ben bu şehidimizin aziz anne ve babasına tebriklerimi sunuyorum. Bu ilahi şehadet ve sabır sizlere kutlu olsun. Bütün dünya insanları bilsinler ki bu cihad evinin ailesi bütün evladlarını şehid olarak takdim ettiler; Ebu İmad’ın bütün yavruları şehadete erdiler. Bu aile, cihad ve şehadette rehber olmada dayanıklı bir örnekti. Ben onun sabırlı, fedakar ve mücahid eşine, kızlarına, oğullarına, dostlarına, yakınlarına, Filistin, Lübnan ve dünyanın her bir yanında cihadı sürdüren bütün mücahidlere tebriklerimi sunuyorum.
Bu aziz kardeşimiz şehadet madalyasını boynuna astı. Hacı İmad Muğniyye, cihadı, teheccüdü, yorgunlukları ve hayatlarının her bir anı için geçen rehberlerdendi. Bunlar ’ın yeryüzünde tanınmamış, semada ise tanınmış askerlerindendi ve kendileri adına yeryüzünden hiçbir beklentisi olmayıp yanlızca yolunda hak ve hakikatı savunuyorlardı. Onlar her türlü töhmet ve iftiradan uzaktırlar. Zira onlar cihad ve fedakarlık meydanından başka hiçbir şeyin peşinde değillerdi.
Böyle bir parlak çehrelerin yolundaki yiğitlik ve fedakarlıklarını, varlıklarının hakikatlarını şehadetlerinden sonra açkılamamız gerekmektedir. Bugün Ümmetin şehidi ünvanini taşiyan İmad Muğniye gibi şehidlerin bizim üzerimizdeki bir hakkı da bu şehidlerin tanınmasıdır. Böylelikle insanlar onların cihad ve ve şehadet ruhlarını kendilerine kılavuz edinsinler.
25 seneden bu güne kadar şehadet okuluna bağlı olan bizler için İmad’ın şehadeti bizler için çok doğaldır. Öyle ki Seyyid Abbas Musavi, ve Şeyhuşşuheda Ragıb Harb’ın şehadetinden sonra da aynı yolda idik. Biz gerçek ve kanlı bir savaştayız. Bu savaşta İsrail ve mütecaviz Amerika’ya karşi vatan, millet, mukaddesat ve kendi onurumuzu savunuyoruz.
Ben onun pak nâşi karşisında, sizin ve Hizbullah’ın bu anda tavrının ne olacağını merak eden bütün dünyanın karşisında kesin bir dille söylüyorum ki:
1- Öncelikle, onlar İmad Muğniye’nin şehid edilmesini kendileri için büyük bir başarı görürlerken, biz de İmad’ın şehadetini büyük bir müjde olarak değerlendiriyoruz. Bu şartlar aynen Şehid Ragıb Harb’ın şehid edildiği zamandaki şartlar gibidir. Onun şehadetinden sonra İsrail’in Lübnan’ın başkentinden, Beka’dan ve Güney’den dışarı çikarildi. Onun pak kanı ve güçlü direnişi sayesinde biz zaferi kucakladık.
Sonra Seyyid Abbas Şehid edildiğinde direnişin kırılacağını hesap etmişlerdi. Ancak, biz yıllar içinde ayağa kalkıp İsrail’i zelil bir şekilde Lübnan dışarı attık. Halkımızın direnişi ve Abbas Musavi’nin kanıyla başarıya ulaştık..
Bugün İmad Muğniye’ni şehid ederek, onun katledilmesiyle direnişin yok edileceğini sanıyorlar. Onlar onu geçen Temmuz savaşinın intikamı için katlettiler; yani bu savaş hala devam ediyor. Zira ateşkes ilan edilmemiş, bu savaş maddi, güvenlik ve askeri açıdan hala devam etmekte olup Temmuz savaşinda İsrail’i destekleyen bütün ülkeler tarafından da ardından gidilmektedir. Onlar Şeyh Ragıb Harb ve Seyyid Abbas Musavi’yi katlettikleri zaman olduğu gibi yine büyük bir yanılgı içindedirler.
Sorumluluğunu üzerime alarak bütün dünyaya şunu ilan ediyorum ki, geçen Temmuz savaşinda büyük bir rolü bulunan İmad Muğniye, İmad Muğniye’nin kanlarını döküldüğü bu anda İsrail’in saltanatının çökmesine merhalesine hazırlanıyoruz…
Eğer Şeyh Ragıb Harb’ın kanı onları Lübnan topraklarından dışarı attıysa, eğer Seyyid Abbas Musavi’nin kanı onları sınırların dışına attıysa, İmad Muğniye’nin kanı ise onları varlık sahnesinden temilzleyecektir. Duygusal ve tepkisellikten kaynaklanan bir söz değildir bu. Aksine parlak bir anda ve derin bir bilinçle söylenen bir sözdür…
Siz hepiniz biliyorsunuz ki, Ben Gerion İsrail devletinin kurucusu idi. Sonuç olarak, o bu rejimin zaaf ve güç noktalarını, direnç dengeleri ve çökme mekanizmasına en iyi bilen bir kişiydi. Ben Gerion ne demişti, iyice dinleyin:
“İsrail ilk askeri bir yenilgisini aldığında çökecektir”
İsrail kendi savaşinı Temmuz 2006’da yaptı. Siyonistler bu savaşin adını 6. savaş olarak koyarken, İsrail’in stratejik uzmanları bu uzmanları “ilk savaş” olarak adlandırdılar. Bütün sağ, sol, aşirı ve ılımlı İsrailliler savaşta yenilgiye uğradıklarını ittifakla kabullendiler. Winograd raporu gerçekleri gizlemek için ne kadar uğraştıysa da, İsrail askerlerinin yenilgisinin üzerini örtemediler. Bu mevzuyu Muğniye değil, gerçeklerin bir kısmını açıklayan Winograd, savaşin sonucu il ilgili olarak İsrail’in mukadderatını belirledi.
Onlar dünyanın en ileri teknolojisi ve Ortadoğu’nun en güçlü ordusuna sahip olmalarına rağmen neden yenildiler? Çok basit bir şekilde ifade etmek gerekirse, onlar 33 gün içinde Lübnan’da cesaret dolu çok sert bir direnişle karşilaştılar. Onlar Lübnan’da İmad Muğniyye, onun kardeşleri ve ögrencileri ile karşi karşiya geldiler. Bunlar Siyonistlerin için büyük bir tuzak kurmuylardı. Bunlar kahramanca ve akıllıca savaştılar. İsrail tarihin değişmez yasaları ve kendi belirlenmiş mukadderatlarına göre mağlup olmuştur; ve inşallah yakında da yok olacaktır…
Şehid Muğniye’nin mübarek kanı ile Şehid Ragıb Harb, Seyyid Abbas Musavi, Şehid Fethi Şekaki, Şehid Ahmed Yasin ve direnişin şehid olmuş bütün önderlerinin yolu ve kanlarının meyvası artık kemale ermiştir. Bu kanın sadakati ve şeffaflığı İslam dünyasının kalbine ekilmiş bu mütecaviz ve kanser tömürünü ortadan kaldıracak durumdadır…
2- Bütün dostlar ve kaygı duyan herkes bilmelidirler ki, düşman çok büyük bir ahmaklık yapmıştır. Hacı İmad Muğniye ve bütün hakikatleri bilen dostlarım benim önümdedir. Ben dostlarıma ve düşmanlarıma diyorum ki, direnişte vehim, zaaf ve hiçbir zafiyet yoktur. İmam Muğniye’nin kardeşleri onun yolunu sürdürecektir. Onun kanı önceki kanlar gibi, Hizbullah ferdleri arasında dostluk ve yakınlığa neden olmuştur. Ancak onlar bu gerçeği anlayamaz ve idrak edemez, zira onlar başka bir kültüre bağlıdırlar. Hacı Rıdvan’ın kanı bizim gücümüzü, vahdetimizi daha da artıracaktır. Ve biz yolumuzu daha açık bir alanda devam ettireceğiz…
Ben dostlarımdan daha ziyade düşmana diyorum ki, Hacı İmad kardeşleriyle bütün üslendikleri görevleri başarıyla yerine getirdiler. Eğer bugün bir şehid toprağa düşerse, arkasına yapılmamış olarak bıraktığı çok şey kalmamış demektir.
Savaşin bitiminden sonra biz başka bir güne hazırlanmıştık. Mütecaviz İsrail’in başka bir savaşi bölge ve Lübnan’da başlayacağı güne önceden hazırlanmıştık. Bu mevzu Winograd raporunda da vurgulanmıştır. Savaştan sonra mülteciler döndü ve bizim birçok insanlarımız onarımla meşgul oldular. Ancak mücahidlerimiz savaş biter bitmez gelecekteki başka bir savaşa hazırlandılar. Hacı İmad ve arkadaşları başarıya ulaştılar. Bugün Hizbullah ve İslami direniş her türlü saldırı ihtimali karşisında en yüksek seviyede hazır durumdadır. Geçenlerde füzelerden söz etmiştim, ama bugün gençlerden söz ediyorum; zira bu gençlerin rehberi bugün benim önümdedir.
Winograd diyor ki; birkaç bin kişiden oluşan mücahidler birkaç hafta içinde Ortdaoğu’da en güçlü askeri güce sahip İsrail ordusuna karşi direnip bu orduyu yenilgiye uğrattılar. Artık Siyonistler şunu çok iyi bilsinler ki, gelecekteki her bir savaşta karşilarında bir İmad Muğniye ve binlerce mücahidi değil, İmad Muğniye’nin yerine bıraktığı şehadete hazır onbinlerce genci bulacaktır.
3- Dosta ve düşmana diyorum: Siyonistler İmad Muğniye’yi Şam’da şehid ettiler. Bütün bilgi kaynaklarımız bunu tekid etti. Ben onlara diyorum ki siz Hacı İmad’ı savaş alanı dışında şehid ettiniz. Biz ve siz savaşimızı Lübnan sahasında yaptık. Siz bizi bu alanda öldürüyorsunuz, biz de sizle bu alanda mücadele ediyoruz. Şimdi siz bu sınırları aştınız. Geçen Temmuz savaşinda yaptığım konuşmada size hitap ederek “Ey Siyonistler! Eğer topyekün bir savaş istiyorsanız biz varız!” demiştim. Ben o zaman müminlere zafer vaad ettim, çünkü onlara ve cihadımıza ve halkımıza güvenim vardı. Bugün ise yalnızca bir cümle diyorum: “Zaman mekan ve metoda dayanak bu terörist saldırı karşisında eğer siz Siyonistler böyle bir savaşi istiyorsa, bütün dünya bilsin ki biz de bu savaşa hazırız..!” Sözümüzü bütün katillere ulaştırarak zafere kadar direnişi süreceğimizi haykırıyoruz…
velfecr
|
|
|
|
|
Logged
|
  YOLUNDA BEDENİMİN PARAMPARÇA OLMASIDIR DUALARIMIN İLKİ,DİLEKLERİMİN EN GÜZELİ
|
|
|
|
|
| 15 Şubat 2008, 17:40:00 |
|
|
 |
« Yanıtla #2 : 15 Şubat 2008, 17:40:00 » |
|
atlatacağız hepsini ve nurunu tamamlayacak....
 NURUNU TAMAMLADIGI VAKİT HİÇBİR MAKİNA TEKNOLOJİLERİ ÇALIŞMAYACAK İŞTE O ZAMAN MÜMİNİN ASIL GÜÇÜ O ZAMAN MEYDANA ÇIKACAKTIR İNŞALLAH KAHROLSUN KARDEŞİ KARDEŞE DÜŞMAN EDENLERE RABBİM ZAFERİ İNANAN KULLARINA BAHŞEDECEKTİR İNŞALLAH
|
|
|
|
|
Logged
|
Selam Olsun !. Ölümü sevgilisi gibi karsilayana, Şehadet sorulurmu.?
|
|
|
| 15 Şubat 2008, 18:07:35 |
|
|
 |
« Yanıtla #3 : 15 Şubat 2008, 18:07:35 » |
|
Lübnan Hizbullah direnişi komutanı İmad Muğniye’nin annesi Umm Cihad, İmad Muğniye’nin cenaze töreninde yaptığı konuşmada İslami Direniş’in örnek annesi olduğunu gösterdi.
 Cihad ve Fuad adlı oğullarını daha önce siyonime karşı mücadele sahnesinde şehid veren Umm Cihad, « keşke daha çok oğlum olsaydı , hepsini bu yolda kurban sunabilseydim, onlar da kardeşlerinin yolunu sürdüreilseydi» dedi.
İmad Muğniye ile şehadetinden iki gün önce görüştüğünü belirten Umm Cihad, İmad Muğniye’nin de şehid olacağını beklediğini, oğullarının bilerek direniş yolunu seçtiklerini söyledi.
 İSRAİL'e tarihindeki ilk hezimeti yaşatanlar yemin ettiler bir kere Muttaki : 2008 Yılı İsrail ve Amerika İçin Hüsran Yılı Olacak İnşallah
İmad Muğniye’nin cenaze merasimi dolayısıyla Lübnan’a giden İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Menuçer Mutteki, Beyrut’taki cenaze merasiminin ardından Suriye’nin Başkenti Şam’a geçerek Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve Dışişleri Bakanı Velid Muallim ile görüştü.
Görüşmede, İmad Muğniye’nin aracına bomba konularak şehid edilmesiyle ilgili olarak bu terörsit saldırının araştırılması üzerinde durulduğu belirtildi.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mutteki, Hamas İslami Direniş Hareketi Lideri Halid Meşal ve Filistin İslami Cihad hareketi lideri Dr. Ramazan Abdullah Şallah ile görüşerek, 2008 yılının Lübnan ve Filistin direnişinin zafer ve diriliş yılı, Amerika ve İsrail için ise mağlubiyet yılı olmasını dilediğini belirtti.
İmad Muğniye’nin halefi belirlendi
Lübnan kaynaklarına göre, Hizbullah direnişi komutanı İmad Muğniye’nin yerine halefinin belirlendiği belirtildi.
Kimliği açıklanmayan yeni komutanın, İmad Muğniye’nin şehadetinin ilan edilmesinin birkaç saat ardından geçekleştiği bildirildi. Adının açıklanmasını istemeyen bir Lübnan yetkilisi, « İmad Muğniye’nin yerine yeni bir bir halefin atanması çok doğal. Hizbullah’ın çalışma yöntemi budur. Şehid düşen liderlerinin yerini doldurma konusunda çok hızlı hareket ederler » dedi.VELFECR
|
|
|
|
|
Logged
|
  YOLUNDA BEDENİMİN PARAMPARÇA OLMASIDIR DUALARIMIN İLKİ,DİLEKLERİMİN EN GÜZELİ
|
|
|
| 16 Şubat 2008, 07:38:26 |
|
|
 |
« Yanıtla #4 : 16 Şubat 2008, 07:38:26 » |
|
 NURUNU TAMAMLADIGI VAKİT HİÇBİR MAKİNA TEKNOLOJİLERİ ÇALIŞMAYACAK İŞTE O ZAMAN MÜMİNİN ASIL GÜÇÜ O ZAMAN MEYDANA ÇIKACAKTIR İNŞALLAH KAHROLSUN KARDEŞİ KARDEŞE DÜŞMAN EDENLERE RABBİM ZAFERİ İNANAN KULLARINA BAHŞEDECEKTİR İNŞALLAH RABBİM İNŞAALLAH MÜCAHİDLERİMİZE ZAFERİ TADDIRIR HER DAİM DUALARIMDASINIZ KARDEŞLERİM RABBİM SİZLERE GÜÇ KUVVET VERSİN  IM ASKERLERİNİ SİZLERE YARDIM İÇİN GÖNDERSİN İNŞAALLAH DÜŞMANA FIRSAT VERMESİN KAHROLSUN SİYONİSTLER LANET OLSUN CEHENNEM ATEŞİNDE YANSINLAR BU DÜNYADA YANSINLARKİ KANAYAN YARALARIMIZI BİR DAMLA FERAHLIK VERİR MÜCAHİDLERİMİZEDE MORAL OLUR İNŞAALLAH SAYGILARIMLA
|
|
|
|
|
Logged
|
MUTLULUK DİKENLER ARASINDA BÜYÜYEN GÜL'DÜR... SEVGİ VE ÖLÜM İNSANA HER ŞEYİ HATIRLATIR... SEVGİM RASULUME VE RABBİME DUYDUYUM AŞKTIR... ÖLÜM İSE SEVDALIYA KAVUŞMAKDIR...
|
|
|
| 16 Şubat 2008, 17:57:58 |
|
|
 |
« Yanıtla #5 : 16 Şubat 2008, 17:57:58 » |
|
İran Genel Kurmay Başkanı Tümgeneral Seyyid Hasan Firuzabadi, Lübnan Hizbullah komutanlarından İmad Mugniyye’nin terör rejimi İsrail tarafından öldürülmesini kınayarak, Hizbullah ve direniş liderlerine taziyelerini bildiren mesaj yayınladı. Mesajda, kısaca şu ifadeler yeraldı;“İçi boş ve sun’i terör rejimi İsrail, Lübnan topraklarının şehitlerin kanlarıyla beslendiğini göz önüne alarak asla Lübnan direnişi ve halkını teslim alamayacağını bilmelidir. Zira her an için terör rejimine darbe indirmeye hazır binlerce Lübnanlı mücahid sırada beklemektedir.Bunun için işgalci rejim İsrail’in Lübnan Hizbullah hareketi karşısında aldığı ağır yenilgiyi asla bu gibi terör saldırılarıyla telafi edemeyecektir.” İran genel kurmay başkanı, Hizbullah komutanlarından şehit edilen Abbas Musevi, Ragıb Harab ve diğer şehitlerin, yolunda, Lübnan İslam topraklarını savunmaktan başka hedeflerinin olmadığını belirttiği mesajında, şehit İmad Mugniyye’nin 2006 yazında İsrail’in Lübnan’a açtığı ve 33 gün süren savaşta Hizbullah hareketinden ağır yenilgi almasında çok önemli rolünün olduğunu kaydetti.
MNA
|
|
|
|
|
Logged
|
  YOLUNDA BEDENİMİN PARAMPARÇA OLMASIDIR DUALARIMIN İLKİ,DİLEKLERİMİN EN GÜZELİ
|
|
|
| 16 Şubat 2008, 18:01:57 |
|
|
 |
« Yanıtla #6 : 16 Şubat 2008, 18:01:57 » |
|
BM Ortadoğu Barışı eski Koordinatörü Alvaro Desoto, bölgede Hizbullah’ı yenebilecek hiçbir gücün bulunmadığını belirtti

Lübnan’da yayınlanan haftalık el-İntikad gazetesinin haberine göre BM Ortadoğu Barışı eski Koordinatörü Alvaro Desoto, Hizbullah’ın yüksek bir askeri disipline ve tecrübeye sahip olduğunu belirterek bölgede Hizbullah’ı yenebilecek bir gücün bulunmadığını ifade etti. 2006 yılındaki Temmuz Savaşı’ndan sonra Hizbullah’ın ve liderinin özgüveninin arttığını belirten Alvaro Desoto, İsrail’in Lübnan’a yönelik yeni bir savaş başlatmasının uzak bir ihtimal olduğunu söyledi.
Hizbullah’la yapılan 33 günlük savaştan sonra İsrail’in siyasi, toplumsal ve askeri açıdan kötü bir durumda olduğunu belirten Desoto, “İsrail; siyasi, toplumsal ve askeri açıdan basına yansıyandan çok daha büyük bir sarsıntı geçiriyor” dedi.
Lübnan içindeki durumu da değerlendiren Alvaro Desoto, Lübnan’daki bunalımı çözebilecek hiçbir siyasi ve askeri seçeneğin mevcut olmadığını söyledi ve “siyasi gruplar arasında gerginlikler yaşansa da Lübnanlıların sükunetin korunmasını öncelemeleri gerekiyor” diye konuştu.
Hizbullah’la yapılan son savaştan sonra yenilgi duygusunun İsrail toplumunun içine yerleştiğini belirten Desoto, ”İsrail artık başka ülkelerin içine korku düşürebilecek güçte değil” dedi.
YDH
|
|
|
|
|
Logged
|
  YOLUNDA BEDENİMİN PARAMPARÇA OLMASIDIR DUALARIMIN İLKİ,DİLEKLERİMİN EN GÜZELİ
|
|
|
|
|
| 23 Şubat 2008, 11:27:29 |
|
|
 |
« Yanıtla #8 : 23 Şubat 2008, 11:27:29 » |
|

Hizbullah hareketi lideri Seyyid Hasan Nasrallah, direniş komutanı İmad Muğniye'nin şehadeti dolayısıyla yaptığı ikinci konuşmasında siyonist İsrail rejiminin yıkılışının çok yakın olduğunu belirterek "İsrail birkaç yıl içinde ortadan kalkacaktır" dedi.
 Hizbullah direniş komutanı Şehid İmad Muğniye'nin kutlu anısına düzenlenen merasimde bir konuşma yapan Seyyid Hasan Nasrallah Hizbullah'ın İsrail'e karşı savaşmak için güney Lübnan'da birliklerini hazır hale getirdiğini ve birkaç ay içinde İsrail ile savaşacaklarını söyledi.
 " İmad Muğniye size şehadete hazır binlerce savaşçı bıraktı"
Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah "İsrail ile her vadide daha önce savaştığımızdan farklı olarak savaşacağız. Hiç bir güç ve hiç bir kimse İsrail'i bizim füzelerimizden koruyamayacaktır. İsrail bizim bir karış toprağımıza, herhangi bir vadimize veya tepemize girmesi durumunda adına yemin ediyorum ki, İsraillilerin tankları, askerleri ve bütün ordusu İmad Muğniye'nin ayaklarının altında ezilecektir. Sana söz veriyorum ey İmad Muğniye, senin kanın asla yerde kalmayacaktır..!" diyerek Hizbullah savaşçılarının siyonist rejimi ezerek İmad Muğniye'nin yolunu sürdüreceklerini belirtti.
 Siyonist İsrail rejiminin yıkılışının mukadder olduğuna dikkat çeken Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah "İsrail'in yok olması kaçınılmaz bir sonuç, tarihi bir yasa ve mukaddes bir ilkedir. Ben size Şehid Muğniye'nin kanının İsrai'in yok edilişine öncülük ettiğinden söz ediyorum.İsrail'in ortadan kalkması kaçınılmaz bir olaydır. Tarihi bir süreç olarak İsrail'in ortadan kalkmasının sonuna geldik, birkaç yıl içinde ortadan kalkacaktır" dedi.
 Hizbullah direniş komutanı İmad Muğniye'nin Suriye'nin başkenti Şam'da arabasına konulan bombanım patlatılarak şehid edilmesinin Hizbullah liderliğine yönelik suikastlar zincirinin ilk adımını oluşturduğunu belirten Seyyid Hasan Nasrallah "Biz Hacı İmad'a yapılan suikastın sadece bir intikam saldırısı olmadığını, bu saldırının saldırılar zincirinin bir halkasını oluşturduğunu biliyoruz. Bizim sevgili ve azizlerimizden birine yapılan saldırının karşılığını vermememiz mümkün değildir. Biz düşmanın komutanlarımız ve azizlerimize yönelik cinayetlerine fırsat vermeyeceğiz" diyerek İsrail'e karşı düzenlenecek operasyonlara işaret etti.
 Hizbullah'ın siyonist rejime karşı geçmişte, özellikle de Temmuz 2006 savaşında bir çok zafer elde ettiğine dikkat çeken Seyyid Hasan Nasrallah "yeni bir zafere daha hazırız" diyerek yeni zaferlerin müjedisini verdi.
 "İsrailliler Temmuz savaşında kaybetmelerinden sonra yeni bir savaş için hazırlanıyorlar. Kastım korkutmak değil uyarmaktır. Sizin ordunuz ve tanklarınız güneyde imha edilecek ve İsrail ordusuz kalacaktır. Bundan sonra da İsrail'in bir ordusu daha olamayacaktır. Ordusu kalmayan İsrail'in ayakta durması da mümkün olmayacaktır" diyerek yeni bir savaşta siyonist İsrail rejiminin bütün askeri gücünün yok edileceğine dikkat çekti. velfecr NOT:HER DAİM BU ÖRNEK TİMSAL EDEN LİDERE GIPTA EDERİM,ÇÜNKÜ SÖYLEM VE EYLEMLERİYLE ÜMMETİN YÜREĞİNE SU SERPİYOR,NE DE OLSA İSRAİL (SİYONİST REJİM) ONUN HAKKINDA ŞÖYLE DİYOR:"O DEMİŞSE DEDİĞİNİ YAPAR" UNUTMAYALIM Kİ BUNU DÜNYAYA KAFA TUTANLAR SÖYLÜYOR,YANİ BLÖF YAPMIYORLAR,EĞER BU BİR BLÖF OLSAYDI 2006 TEMMUZ'UNDA GALİP GELİRLERDİ...AMA SİZ KARDEŞLERİN BU LİDERE DUA ETMESİNİ RİCA EDİYORUM ÇÜNKÜ SİYONİST REJİM ONA DA SUİKAST PLANLARI HAZIRLAMAKTA(NOHÇİ)
|
|
|
|
|
Logged
|
  YOLUNDA BEDENİMİN PARAMPARÇA OLMASIDIR DUALARIMIN İLKİ,DİLEKLERİMİN EN GÜZELİ
|
|
|
| 23 Şubat 2008, 11:37:08 |
|
|
 |
« Yanıtla #9 : 23 Şubat 2008, 11:37:08 » |
|
İslam ümmetinin onurunu muhafaza eden böyle liderlere bin tane canım olsa feda ederim... Çünkü biz o emaneti kullanamıyoruz, bari yerinde kullanan kişilere verelim... DUALARIMIZ SİZİNLE.... SELAM VE DUA İLE...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 23 Şubat 2008, 11:38:40 |
|
|
 |
« Yanıtla #10 : 23 Şubat 2008, 11:38:40 » |
|
siyonist güçler, kukla sistemler, kardeşi kardeşe, düşman ettiler...
başaramayacaklar inşaallah...
atlatacağız hepsini ve nurunu tamamlayacak....
eline sağlık kardeş razı olsun
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"
 
|
|
|
| 12 Mart 2008, 11:45:35 |
|
|
 |
« Yanıtla #11 : 12 Mart 2008, 11:45:35 » |
|
Amerika, İngiltere ve Filistin'den bir grup haham, Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah'a bir mektup yazarak, kendilerinin de siyonist İsrail rejiminin yok olmasını istediklerini belirtti.
Hahamların El Menar'da yayınlanan "Aziz Nasrallah Hazretlerine" başlıklı bu mektubunu Ozan Kemal SARIALİOĞLU'nun çevirisiyle sunuyoruz.
Selamun aleykum
`in inayeti size, ailenize ve Lübnan`daki kardeşlerimizin üzerine olsun...
Biz size gerçek Yahudiliğin elçileri, Tevrat`ın gerçek inananları olarak, dünyanın her yerinde bizim gibi düşünenlerin sözcüsü olarak sesleniyoruz.
Dr. Mahmurd ez Zehar'a ve Gazze halkına açık mektup göndermemizin üzerinden bir aydan az bir zaman geçti. Biz bu mektupta Tevrat'ın hükümlerine göre gayri meşru olan siyonist İsrail devletinin işlediği cinayetler yüzünden duyduğumuz üzüntüyü ve öfkemizi dile getirmiştik. Yine o mektupta Dr. Zehar'a şahsi başsağlığımızı sunmuş ve acısını paylaştığımızı arzetmiştik.
Şimdilerde de trajik olarak bu kurbanların sürekli sayısının arttığını görüyoruz. Ayrıca şahsi olarak Gazze'de ve tüm Filistin'de yaşayan herkesi ziyaret edebileceğimizi, kalbimiz ve tüm varlığımızla duyduğumuz üzüntüyü ve bu masum halkın, kutsal otoritelerimizce gayri meşruluğu tescil edilmiş olan İsrail rejiminin elinden gördüğü eziyetler dolayısıyla hissettiğimiz kederi arzetmiştik. Yeryüzünün dört bir köşesine dağılmış tüm Filistinlilerin ve onların akrabalarının ve nesillerinin onlar için hissettiğimiz bu duyguları ve ve empatimizi duymalarını ve onlar için Kadir-i Mutlak'ın dergahına yaptığımız duaları bilmelerini istiyoruz. Nasrallah hazretleri,
Sizinle Lübnan hakkında aynı duyguları paylaşıyoruz. Sizin geçenlerde İmad Muğniye'nin cenazesinde ve daha öncesinde yaptığınız konuşmalarınızda işitmiştik. Bu yüzden sizin ve hareketinizin yahudilik ve siyonizmin aynı şey olmadığını, dünyanın pek çok yerinde ve işgal edilmiş Filistin'de pek çok yahudinin İsrail karşıtı olduğunu bildiğinizin farkındayız. Ayrıca bizim hahamlardan bir grubun oluşturduğu delegasyon da sizin muhteşem ülkenizin konuğu olarak Hizbullah tarafından ağırlanmıştı.
Bizler Filistin'i savunma amaçlı Dünya Parlamenterler Birliği'nin toplantılarına da iştirak etmiştik. Topluluğumuza gösterilen saygı ve ilgi tüm tariflerin ötesindeydi. Yüce 'a da Filistinlilerin ve diğer müslümanarın siyonistlerin ellerinden çektikleri onca şeye rağmen hala şeytanın iğvalarına kapılmamış olmalarını bire bir görmüş olma lütfuna eriştiğimizden dolayı da şükrediyoruz. Yüzümüzü çevirdiğimiz her yerde dostluk ve arkadaşlıktan başka bir şey görmedik. Lübnan'da ziyaret ettiğimiz her yerde rahatımızı sağlamak başlıca endişeleri oldu hep. Hatta siyonistlerin saldırıları sonucu uğradıkları yıkımları bile gösterirken bizlere yahudi milletini ve haham arkadaşlarımızı suçlayıcı bir söylemle karşılaşmadık hiç.
Tüm Müslüman ve Arap halkları şunu çok iyi bilmekteler ki bizim müslümanlarla yüzlerce yıldır dini bir mesele yüzünden hiç çatışmamız olmadı. Hep uyum içinde yaşadık. Pek çok kişi siyonizm ile yahudilik arasındaki ayrımın farkında. Sadece şuna işaret edebiliriz ki Lübnan ziyaretimiz kalplerimizde silinmeyecek izler bıraktı. Bizleri Khiam adlı polis merkezine götürdüler. Orada Lübnanlıların maruz kaldıkları ve tüm dünyanın görmezden geldiği o korkunç işkenceleri anlattılar bize. Sabra ve Şatilla kamplarını ziyaret ettik, şehidler meydanında ruhları için mum yaktık. Ki bu meydanda ünlü olmayan başka bir katliama uğramıştı Filistinliler. Burada hala süre giden bu trajik acılar için bu akıl dışı ve bizim aynı zamanda ilahi haklar addettiğimiz insan haklarına da aykırı olan bu eziyetler için gözyaşı döktük. Burada Lübnan ile siyonist işgal rejimi arasındaki sınır bölgesini Fatıma kapısında da siyonizm ve İsrail aleyhine bir gösteri düzenleme şansına nail olduk.
Elbette siyonist işgal altında yaşayan pek çok kardeşimizin tutuklanma, dövülme gibi ağır bedeller ödeme pahasına bu gösterilere katıldıklarını da belirtmeliyiz. Yine siz Lübnanlı kardeşlerimize hatırlatmalıyız ki, İsrail'in son Lübnan saldırısında dünyanın pek çok yerindeki yahudi, Lübnan halkını destekleme yürüyüşlerine katılmıştı. Kanada, Britanya ve ABD'deki pek çok haham kardeşimiz bu gösterilerde konuşmalar yaptılar. Bu saydıklarım sadece yahudilerin düzenedikleri yürüyüşlerden ayrı yürüyüşlerdi.
Şimdi bizler alçak gönüllülükle size döndürüyoruz yüzümüzü. Sizden bu sözlerimizi kabul etmenizi ve mesajımızı Lübnan ve Filistin halkına iletmenizi diliyoruz. Her ne kadar düşüncelerimizi ve duygularımızı ifadede kelimeler kifayetsiz kalsa da sizden Filistin ve Lübnan halkına desteğimizi derin üzüntülerimizi ve size duyduğumuz kalpten sempatiyi de ulaştırmanızı diliyoruz.
Dünyanın dört bir yanındaki ve Filistin'deki gerçek yahudiler 'ın izniyle siyonizm ideolojisini ve siyonizmin şeytani planlarını kabul etmeyeceklerdir. Bizim yegane bağlılığımız 'a ve Tevrat'adır ve bir bilgemizin de dediği gibi " rahim olduğu için bizler de şefkatli olmalıyız"
Sizlere, 'ın biz yahudilerden Tapınağın yıkılışından sonraki 2000 yıl geçti üzerinden alçak gönüllü ve tüm hükümetlerin saygılı yurttaşları olmamız yönünde bizlerden açıkça söz aldığını hatırlatmalıyım. Bu yüzden milletler karşısında isyan etmemiz ve kendi devletimizi kurmak için çalışmamız haramdır. Bizler yüce 'ın nihai zaferinin tüm dünyada tahakkuk etmesi için sabretmeli ve çokca dua etmeliyiz. O zaman geldiğinde tüm insanlık kutsal topraklarda barış ve kardeşlik içinde birlikte yaşayacaklardır.
Yaklaşık 100 yıl önce siyonistler bir din olan yahudiliği bir milliyetçi ideolojiye dönüştürme rüyalarını gerçekleştirmek için Filistin'e göçe başladılar. Ve böylece 'a isyan yolunu açmış oldular. Bu İsrail devletinin kurulmasıyla birlikte Filistinliler, sonra da Lübnanlılar çok acı çektiler. Ezildiler, dövüldüler, aşağılandılar ve yurtlarından çıkarıldılar.
Bilgelerimiz paylaşılan acının kederli yürekleri rahatlatacağını söylerler. Ayrıca Arap halkları şunu da bilmeliler ki şu anda sözde İsrail milletinin içerisindeki samimi muhalefetin varlığı da mevuttur.
Bu ateist ve günahkar Theodor Herzl ve avanelerinin siyonizmi icat etmekle büyük bir sapkınlığa imza atmakla kalmadıklarını, ayrıca pek çok yahudinin çektiği maddi ve manevi sıkıntının da müsebbibi olduklarını bu yüzden rahatlılıkla söyleyebiliyoruz. Herkes şunu da bilmeli ki bizim gerçek liderlerimiz olan Filistin'deki, Ortadoğu'daki ve Avrupa'daki hahamlarımız siyonizm karşısında muhalefetlerini İsrail devletinin kuruluşundan bu güne izhat etmekten geri durmamışlardır. Pek çok yerde İsrail'in Filistinlilere ve Lübnanlılara yaptıklarını, bedeli ne olursa olsun İsrail devletinin ilahi olan herhangi bir yeri yıkma kararlarına itiraz edegelmişlerdir.
Ayrıca, bu alimlerimiz dünyanın tüm yahudilerini sürekli olarak İsrail'e destek vermekten uzak durmaya çağırmışlardır. Binlere yahudi şimdiye kadar onların bu çağrılarına olumlu cevap verdi. Bu sayı her geçen gün daha da artmaktadır. Siyonist medya bu belgelendirilmiş gerçekleri örtmek için elinden geleni yapmasına rağmen bazı cesur kişilerin gayretleri yapılan bu perdeleme girişimlerini 'a şükürler olsun ki boşa çıkarabilmektedir
Bizler dinimizin ve Tevrat'ın açık buyruklarına ilaveten kendimizin Avrupalıların toplama kamplarında çektikerimiz şeyler yüzünden de Filistin ve Lübnan halkının çektiklerine karşı duyarlıyız.
Her ne kadar bu şeytani İsrail devletinin masum insanlara karşı işlediği suçları sürdüreceğine inansak da Lübnan'daki ve Filistin'deki kardeşlerimiz unutmamalılar ki evrenin bir Rabbi var ve evren O'nun kontrolündedir; Tevrat'a göre de bu şeytani devlet eninde sonunda ortadan kalkacaktır. Hep birlikte 'a dua edelim de bu devletin sonunu yakında bizim günlerimizde bize göstersin.
Lütfen bu mesajı siyonizmin pençesinde eziyet gören herkese, özellikle de şehid yakınlarına ve zindanlardaki esir kardeşlerimize ulaştırın.
Sizlerin hepiniz için dua ediyoruz. İnşallah yakında İsrail devletinin yıkılışına tanık oluruz.
Esselamu aleykum Haham Mose Dov Beck, AMERİKA
Haham Meir Hirsh, FİLİSTİN
Haham ahron Cohen, İNGİLTERE velfecr
|
|
|
|
|
Logged
|
  YOLUNDA BEDENİMİN PARAMPARÇA OLMASIDIR DUALARIMIN İLKİ,DİLEKLERİMİN EN GÜZELİ
|
|
|
| 12 Mart 2008, 13:30:13 |
|
|
 |
« Yanıtla #12 : 12 Mart 2008, 13:30:13 » |
|
Çok ilginç , saolasın haber icin kurban
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| 09 Mayıs 2008, 10:55:45 |
|
|
 |
« Yanıtla #13 : 09 Mayıs 2008, 10:55:45 » |
|
Amerikan destekli Fuad Sinyora hükümetinin ihanetine karşı harekete geçen Hizbullah savaşçıları Lübnan hükümetinin merkezi olan Batı Beyrut'un kontrolünü ele aldı...
Son dakika: 11:17
Hizbullah savaşçıları Batı Beyrut'ta hükümet taraftarı silahlı kişileri tutuklamaya başladı.
Saad Hariri liderliğindeki El mustakbel Partisi binalarında çalışanlar ve korumalar kaçmaya başladı.
Arap Birliği Sekreteri Amr Musa Amerika gezisini yarıda bırakarak Lübnan'daki durum üzerine acil toplantı çağrısı yaptı.
Lübnan Hükümetinin destekçisi Suudi Arabistan da acil toplantı çağrısı yaptı.
Son dakika: 11:25
Beyrut'taki sokak çatışmalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 11'e ulaştı. 20'den fazla yaralı var.
Lübnan hükümet güçleri dağılmaya başladı
Saad Hariri liderliğindeki EL Mustakbel Partisi'ne bağlı televizyonun yayınları durdu.
El Mustakbel partisinin gazete binaları ateşe verildi.
Son dakika: 11:43
Lübnan hükümet güçlerine bağlı binalar yanmaya devam ediyor. Lübnan ordusu yanan binaları kontrol altına almaya çalışıyor.
El Mustakbel partisinin televizyonu çalışanları Lübnan ordusu kontrolünde tahliye ediliyor. Televizyon müdürü nedim Mounla yaptığı açıklamada, Hizbullah savaşçılarının televizyon binasını yıkmak için binayı kuşattıklarını, televizyon çalışanlarının Lübnan ordusunun kontrolünde tahliye edildiklerini söyledi.
Batı Beyrut'tun silah ve bomba sesleriyle yakılandığı bildirildi
El mustakbel Partisi lideri Saad Hariri'nin konutu roketatarlarla vuruldu. Güvenlik kaynakları Saad Hariri'nin evde bulunduğunu belirtti.
Son dakika: 12:00
Hizbullah savaşçılarından yapılan açıklama: "Dürzilerin karargahına girdik. Ne Velid Canbubat ne de Hariri burada değil" Saad Hariri'nin posterlerini yakan diğer bir başka Hizbullah savaşçısı: "Bölgeyi ele geçirdik. Silahlarını atıp kaçtılar" Son dakika: 12:12
Hizbullah'ın siyonist İsrail'e karşı İslami direnişin haberleşmesi için kurduğu telefon şebekesinin Lübnan hükümeti tarafından "yasa dışı" ilan edilmesinin ardından başlayan çatışmalar Lübnan hükümetini geri adım attırmaya başladı.
El Mustakbel Partisi lideri Saad Hariri, Telefon şebekesinin yasa dışı ilan edilmesi kararının geri alınabileceğini söyledi.
Hizbullah lideri Seyyid Hasan Nasrallah, Lübnan hükümetinin aldığı kararı Amerika ve İsrail adına Hizbullah'a karşı alınmış bir savaş ilanı olduğunu söylemiş, kararın geri alınmaması durumunda hükümet ile hiç bir diyaloğun olmayacağını belirtmişti.
Seyyid Hasan Nasrallah'ın konuşmasında "bize kalkan elleri kırarız" açıklamasını yapmasının ardından Lübnan Hizbullah savaşçıları hükümet güçlerinin bulunduğu Batı Beyrut'un kontrolünü ele geçirmişti.
Son dakika haberlerini aktarmaya devam edeceğiz...
velfecr
|
|
|
|
|
Logged
|
  YOLUNDA BEDENİMİN PARAMPARÇA OLMASIDIR DUALARIMIN İLKİ,DİLEKLERİMİN EN GÜZELİ
|
|
|
|
|
|