| Kasım 27, 2007, 00:34:27 |
|
|
 |
« Yanıtla #30 : Kasım 27, 2007, 00:34:27 » |
|
Sağolasın sevdenur... RABBİM hepimizden de razı olsun inş...  Hüznün çocuklarıyız biz. Yüreğimiz kabuk bağlamış yaralarla. Bir dokunulup, bin ah işittiren yürekler. Acı katığımız.Umut örselenmiş yüreğimizde sadık bir yoldaş…
Güneş en erken bize doğar, ilk ışıklarını bizimle paylaşır,geceden yalnız bırakmamışız dostumuzu.Yüreklerimizi ısıtır,sonra da bizi geceye bırakır…Yıldızlara…Uzaklara…Derinlere… Karla kaplı yüreğimiz üşür, yalnızlıktan…
Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz!
Bir tebessüm etmişsek Güneş’e, bin defa da sessizliğinde ,sensizliğinde ve gecenin eşliğinde ağlamışız.Kuyuya bırakılan Yusuf’uz…
Dudaklarımızın kenarında mütevazi bir tebessüm saklıdır.Gözyaşıyla beslenen… Kim bilir belki umut oradan yeşeriyordur yüreklere... Sakın dokunmayın yüreğimize.Vardır her zaman hüzün gözbebeklerimizde, bir dokunulsa akıp dudaklara doğru kayacak olan bir yudum gözyaşı seli…
Kuyuya terk edilen ey Yusuf! İhanetin hançeri sürekli aynı ellerde midir? Her zaman kardeşler mi bırakır kuyuya? Ya anneler? Ya babalar? Onlarda bırakırlar mı evlatlarını kuyuya? Bir ömür kuyuda geçer mi Yusuf? Sahi kervancılar ne zaman geçecek buradan?
Bu aklı fikr ile Leyla bulunmaz…
Yusuf! Ey Mısırın Sultanı!
Peki ya ben kimim? Neden kuyu? Benim Mısır’ım neresi? Kader garip bir bilmece midir ey Yusuf? Ne zaman çözülür bu bilmece?
Gecede neler gizlemiş sahip? Neden uykusuz geceler? Neden tatsız hayat? Neden içtiğim suyun tadı yok? Yoksa…
Yoksa bu kuyunun suyu mu?
Yusuf! Bir ömrün vebali nedir? Ödeyebilir mi bir insan bunu? Kuyudan ne zaman çıkılır Yusuf? Ellerimi uzattıkça engelim çarpıyor Yusuf? Bir küçük kuş gibi dışarı çıkmak için çırpındığımda , kafese çarptığımda , elimde sadece yorgunluk kalıyor! Yüreğim acıyor! Başım yorgunluktan dönüyor! Yorgunluğum bedenden değil ha! Zihnin o kadar yoğun ki Yusuf?
Bu ne yaredir ki derman bulunmaz!
Sahi sen kuyuda iken neler yaptın? Kimlerle arkadaş oldun? Kimi sırdaş tuttun masum yüreğine? Nemli duvarları mı? Nasıl tutundun o kuyuda? Kolların seni taşımaktan yorulmadı mı çıkmak için her elini uzattığında? Umut var mıydı minnacık yüreğinde? Sahi onu nasıl sakladın kirli yüreklerden?
Yunus öldü deyu sela verirler…
Yoruldum ben Yusuf? Yaşamak var ile yok olmak arasında bir çizgi ? Çokta önemli değil nefes alıp vermek!!! Bu bilmecenin sonu nedir Yusuf?
Üşüyorum… Ürperiyorum… Ya sar bedenimi bedenine… Ya da bırak düşeyim…
Adaşım! Tut artık göğüs kafesimden… Yoruldum, düşeceğim. Sahi düşsem de kurtulacağım, bıraksan da!
Ya tut! Ya da bırak! Araf ta bırakma…!
Ölen beden imiş aşıklar ölmez!
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Ocak 06, 2008, 16:37:52 |
|
|
 |
« Yanıtla #31 : Ocak 06, 2008, 16:37:52 » |
|
süpersiniz yaaaaaaaaa yazacacak biseylerimin olmasını cok isterdim ama yokkkkkkkkkkkk oooooooooyyyyyyyyy
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Şubat 17, 2008, 03:26:56 |
|
|
 |
« Yanıtla #32 : Şubat 17, 2008, 03:26:56 » |
|
“Günler Yusuf'u karartmakta, kuyu Yusuf'a yanmakta
Yusuf suya susamakta, kuyu Yusuf’a ağlamakta”

|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Şubat 17, 2008, 03:28:32 |
|
|
 |
« Yanıtla #33 : Şubat 17, 2008, 03:28:32 » |
|
ve bir kor düştü yüreklere acısı Yusuf olan
ve bir feryat yükseldi göğe özünde Yakup susan
ve bir yaş süzüldü gözden Yusuf, Yusuf damlayan
ve bir ses duyuldu yağmuru satan
bulutların ardından
YUSUF KUYULARA MAHKÛM!
YUSUF KUYULARA MAHKÛM!
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Şubat 17, 2008, 09:34:21 |
|
|
 |
« Yanıtla #34 : Şubat 17, 2008, 09:34:21 » |
|
Ablam,tek kelimeyle harika!eline,yüreğine sağlık....sabah sabah açıldık sayende:) 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Şubat 17, 2008, 11:24:35 |
|
|
 |
« Yanıtla #35 : Şubat 17, 2008, 11:24:35 » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Mart 16, 2008, 03:20:36 |
|
|
 |
« Yanıtla #36 : Mart 16, 2008, 03:20:36 » |
|
Yok mudur bir ışık Yusuf'un kuyusuna Yok mudur bir el Züleyha'nın yanmışlığına...
Ey Züleyha az kaldı Yusuf'un vuslatına..
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Haziran 10, 2008, 00:50:38 |
|
|
 |
« Yanıtla #37 : Haziran 10, 2008, 00:50:38 » |
|
O zaman peki, demişti Yusuf, Züleyha'ya.
Sen görüş gücü bir bez parçası ile yok olan bir puttan utanıyorsun da,
her yerde olanları ve olacakları gören, üstelik kalplerin içindeki niyetleri dahi bilen, kendisine gizli saklı olmayan benim Rabb'imden neden utanmıyorsun?
Sen utanmıyorsun benim O'ndan utanmamı neden anlamıyorsun? Üstelik ben Rabb'min gözlerini bağlayamam.
Nazan Bekiroğlu-Yusuf İle Züleyha
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
| Temmuz 05, 2008, 13:18:53 |
|
|
 |
« Yanıtla #38 : Temmuz 05, 2008, 13:18:53 » |
|
COOK güzel cok..  RAZI OLSUN
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
|
|
|
| Temmuz 05, 2008, 14:40:56 |
|
|
|
| Ağustos 24, 2008, 22:35:48 |
|
|
 |
« Yanıtla #40 : Ağustos 24, 2008, 22:35:48 » |
|
amiinn... RABBİM sizlerden de razı olsun...
|
|
|
|
|
Logged
|
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr... Söyler misin, ne olur; Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"

|
|
|
|