İslam Forumu - İslami Forum
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: İngiliz Tarihi...  (Okunma Sayısı 956 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
15 Aralık 2007, 22:39:00
yaren

Minare Team

*


Üye No : 209

Nerden :

Konu  : 536

Mesaj : 2,445

Aldığı Teşekkür 66
SESSİZİM
Offline
« : 15 Aralık 2007, 22:39:00 »






Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl yapıldığın düşünün. 1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yapılıyordu:
İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.


Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu. Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadynlar, sonra  çocuklar ve en son olarak ta bebekler ayny suda yykanyyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir ?eyleri kaybetmek mümkündü. İngilizce'deki "banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayyn" (Don't throw the baby out with the bath water) deyimi buradan gelmektedir.


Evlerin çatılary üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların yaşayabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler) çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu. İngilizce'deki "kedi-köpek yağıyor" (It's raining cats and dogs) deyimi buradan gelmektedir.


Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu. Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.


Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan ba?ka bir ?eyden yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çıkmıştır.


Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı. Bunlar kışın ıslandığı zaman kayganlaşıyordu. Bunu önlemek için yere saman (thresh) seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun ady "thresh hold" (saman tutan; Türkçesi "eşik") idi.


Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir kazanyn içinde yapylyyordu. Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler ilave ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu. Akşam yahni yenirse artyklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalıyordu. "Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük"  (peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old) tekerlemesinin menşei budur.


Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı. Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten küçük bir parça keserek misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı. Buna "yağ çiğnemek" (chew the fat) adı veriliyordu.


Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu. Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu. Domatesler buna sık sık sebep olduğu için bunda sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü.


Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı. Çoğu zaman bu tabaklar bayat ekmekten yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman kullanılabiliyordu.
 
Ekmek itibara göre bölüşülüyordu. işçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı.


Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu. Bu bileşim insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık yapıyordu. Bunlar birkaç  gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna "uyanma" nöbeti deniyordu.


İngiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer bulamamaya başlamyıştı. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor, kemikleri bir "kemik evi"ne götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı. Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görüldü. Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı. Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan dışarıya taşıyarak bir çana başladılar. Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti ("graveyard shift") denirdi. Bazıları zil sayesinde kurtulur ("saved by the bell") bazıları da "ölü zilci" (dead ringer) olurdu.


Kim demiş tarih sıkıcıdır diye..


Nereden nereye...
Logged

16 Aralık 2007, 13:39:26
elif_

Minare Team

*


Üye No : 279

Nerden :

Konu  : 302

Mesaj : 2,590

Aldığı Teşekkür 77
WWW
Offline
« Yanıtla #1 : 16 Aralık 2007, 13:39:26 »

Eline sağlık yarencim..İbretlik bir paylaşım olmuş 

“… Türklerin bize haklı olarak yönelttikleri tenkitlerin başlıcası, kirli oluşumuzdur. İspanya’da ömrü boyunca iki kere yıkanmış hiçbir kadın ve erkek yoktur. Türk hamamlarında çok su harcanır. Dünyada İstanbul kadar çeşmesi olan hiç bir şehir yoktur, her sokakta muhakkak bir çeşmeye rastlanır.”
Bu satırlar 1552 yılında Türklere esir düşüp, üç yıl boyunca Kaptan-ı Derya Sinan Paşa’nın yanında kölelikten en bilgili ve gözde hekimleri arasına yükselen İspanyol Pedro’nun kaleme aldığı “Kanuni Devrinde İstanbul” isimli kitaptan alınma…
İnanılmaz değil mi?.. Ama inanın bunlar doğru…


Tolga Uslubaş
Logged



chi begam? har chi begam fayde nadare...

چي بگم.. هر چي بگم فايده نداره
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Zulmün Tarihi E-Kitap AhdeVefa 3 1021 Son Mesaj 28 Nisan 2007, 12:03:41
Gönderen: AhdeVefa
Peygamberler Tarihi E-Kitap Kayzer 0 986 Son Mesaj 05 Ağustos 2007, 14:45:06
Gönderen: Kayzer
Edirne'de Bulunan Tarihi Türbeler ve Mezarlıklar Ashab ve Evliyanın Kabirleri gülvisal 0 405 Son Mesaj 29 Ağustos 2008, 22:30:16
Gönderen: gülvisal
Erzurum Tarihi-Tarihi Bilgiler Memleketini Tanıt by_handsome 0 39 Son Mesaj 03 Kasım 2008, 10:03:24
Gönderen: by_handsome
Afrika'da İslam'ın Tarihi Yeniden Yazılacak Eğitim ve Araştırma elif_ 0 19 Son Mesaj 20 Kasım 2008, 11:18:40
Gönderen: elif_
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya İfexi İlahi Sözleri