logo
Kullanıcı Adı Sürekli Bağlı Kal
Şifre:

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  
Gönderen Konu: hz.ömer  (Okunma Sayısı 2420 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Temmuz 23, 2007, 16:36:32
mevlan

Gelişmiş Üye

***


Üye No : 122

Nerden : BATMAN

Konu  : 300

Mesaj : 796

Offline
« : Temmuz 23, 2007, 16:36:32 »



ADAMIN ÖNEMİ

Halife Hz. Ömer bir mecliste hazır bulunanlara sordu:

- Eğer dileğiniz hemen kabul ediliverecek olsa ne dilerdiniz?

Birisi, "Benim falan vadi dolusu altınım olsun isterim. Onu harcayarak İslâm'a daha çok hizmet edeyim diye" dedi. Bir başkası, "Şu kadar sürüm (davar, koyun, keçi), mal ve mülküm olsun isterdim. Gerektikçe onları sarfederek dine yararlı olayım diye" dedi. Herkes buna benzer şeyler söyledi. Hz. Ömer hiçbirini beğenmedi. Bu defa meclistekiler, Hz. Ömer'e sordu:

- Ya Ömer peki sen ne dilerdin? Cevap verdi:

- Ben de Muaz, Salim, Ebû Ubuyde gibi müslümanlar yetişsin isterdim. İslâm'a onlar vasıtasıyla hizmet edeyim diye.



GURURA KARŞI İLAÇ
Halife Hz. Ömer bir gün kırbasını (su tulumu, su kabı) sırtına yüklenmiş, Medine'nin en kalabalık sokaklarında dolaşıyordu. Babasının sırtında kırba ile dolaştığı oğlu Abdullah'ın da gözüne ilişti ve kendisine yetişip sordu:

- Baba sen ne yapıyorsun, koskoca halife sırtında kırba taşır mı, taşıtacak kimse mi bulamadın?

- Oğlum, bunu taşıtacak adam bulamadığım için veya başka bir mecburiyet dolayısıyla taşıyor değilim. Nefsime gurur gelir gibi oldu, kendimi beğenir gibi oldum, sırf onu küçültmek için bu yola başvurdum.

O NE YAPARSA DOĞRUDUR
Peygamberimiz (s.a.v) azadlı kölesi Zeyd bin Hârise'yi çok severdi. Oğlu Üsame'yi de. Babayı da oğulu da gerektiğinde kollardı.

Hz. Ömer bir gün ganimet malı dağıtıyordu. Oğlu Abdullah'a üç verirse Üsame'ye dört veriyordu. Abdullah bunun sebebini öğrenmek istedi:

- Ben Üsame'nin katılıp da benim katılmadığım tek gaza (savaş, cihad) hatırlamıyorum. Neye dayanarak ona benden fazla veriyorsun?

Hz. Ömer şöyle açıklamada bulundu:

- Hz. Peygamber onun babasını senin babandan, Üsame'yi de senden çok sever ve kollardı. O'nun her işinde muhakkak bir hikmet vardır. Ben O'nun sevdiğini kendi sevdiğime tercih ederim.




BAL ŞERBETİ

Bir Ramazan'da Medineli bir müslüman Halife Hz. Ömer'i iftar yemeğine davet etti. Yemek sırasında yalnız Hz. Ömer'e bir kab içinde bir içecek

sunuldu. Hz. Ömer sordu: "Bu nedir?" Ev sahibi cevab verdi: "Bal şerbetidir efendim, sizin için ayırmıştık da..." Hz. Ömer onu içmeyi reddederek şöyle dedi: "Benim yönetimini üstlendiğim halkın çoğu içmek için henüz kuyu suyunu bile bulamazken ben burada bal şerbeti içemem."
Logged

DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
batman gençlikfm de hafta içi hergün 09:00 ile 10:30 ve 14:00 ila 16:00 saatleri arasında sizlerleyiz.
Ocak 17, 2008, 00:18:58
asva

Isınmış Üye

**


Üye No : 2505

Nerden :

Konu  : 19

Mesaj : 357

Ne anlar (ebu cehil ) ahvalimizden
Offline
« Yanıtla #1 : Ocak 17, 2008, 00:18:58 »

Allah razi olsun kardesim
Hz. Ömer’in Kısaca Hayatı


Hz. Ömer Kureyş kabilesinin Benû Adiyy kolundan olup nesebi, büyük atası Ka’b b. Lüey’de Allah Rasûlü (s.a.v) Efendimiz’in nesebiyle birleşir.
Hz. Ömer (r.a), Fil Vak’ası’ndan on üç sene sonra Mekke’de doğmuştur. Kendisinden nakledilen bir rivayete göre o, Büyük Ficar savaşından dört yıl sonra dünyaya gelmiştir. (İbn Esîr, Üsdül-ğâbe, IV, 146) Bu durumda, Rasûl-i Ekrem Efendimiz’den 10 küsur yaş küçük olmaktadır.
Çocukluğunda, babasına ait sürülere çobanlık yapmış, sonra da ticaretle meşgul olmuştur. Suriye taraflarına giden ticaret kervanlarına iştirak ettiği bildirilir. (H. İbrahim Hasan, Tarihul-İslâm, I, 210) Cahiliye döneminde, şehrin eşrafı arasında yer alır, Mekke şehir devletinin sifare (elçilik) vazîfesini deruhte ederdi. Bir savaş hâli zuhûr ettiğinde Hz. Ömer elçi olarak gönderilir, sonra da verdiği bilgilere ve ileri sürdüğü görüşlere göre hareket edilirdi. Kabileler arasında çıkan ihtilafların çözümünde büyük tesiri olur, verdiği kararlara saygı duyulurdu. (Suyûtî, Tarihu’l-hulefâ, s. 108; İbn Esîr, Üsdül-ğâbe, IV, 146)
Îmanla şereflenmeden evvel müslümanlara pekçok eziyette bulundu. Nüfuzuyla, güç ve kuvvetiyle meşhur olduğundan, onun îman etmesi müslümanlara büyük bir kuvvet verdi. İslâm ile şereflendiği gün bütün müslümanlar Kâ’be’ye giderek ilk defâ açıktan namaz kıldılar.
Hz. Ömer (r.a) müslüman olduktan sonra devamlı Allah Rasûlü’nün yanında bulundu, O’ndan hiç ayrılmadı ve İslâm için elinden gelen her şeyi yaptı. Kâfirlerle mücâdele etti, pek çok meşakkat ve eziyetlere mâruz kaldı.
Medine’ye hicret edince, şehir merkezine 3 km. uzaklıkta bulunan Kuba’ya yerleşti. Gün aşırı Rasûl-i Ekrem’i ziyaret ederek, bütün gün onun yanında kalırdı. Hz. Ebû Bekir’den sonra Allah Rasûlü’nün en büyük yardımcısı oldu. Efendimiz’in katıldığı bütün savaşlarda bulundu. Rasûlullah (s.a.v) mühim kararlar alacağı zaman Ömer (r.a) ile de istişâre ederdi.

Kızı Hafsa’yı Rasûlullah (s.a.v) ile evlendirerek Hz. Peygamber’in kayınpederi olma şerefine erdi. Rasûlullah Efendimiz’i o kadar derin bir muhabbetle severdi ki, O’nun vefat ettiğini duyunca büyük bir şoka girdi, kılıcını çekerek, “Peygamber öldü” diyenlerin kafasını koparacağını söyledi.
Peygamber Efendimiz’in vefatı üzerine zuhûr eden karışıklığı, Hz. Ebû Bekir’in kısa zamanda halife seçilmesini sağlayarak büyük bir dirayetle önledi. Hilâfeti müddetince Hz. Ebû Bekir’in en büyük yardımcısı oldu.

Hz. Ebû Bekir’in vefâtından sonra İslâm’ın ikinci halifesi oldu. İran, Irak, Suriye ve Mısır’ı İslâm toprakları arasına dâhil etti. Kudüs, Azerbaycan, Ermenistan, Horasan, İskenderiye onun zamanında fethedildi.

Kudüs kuşatıldıktan sonra şehirdeki hristiyanlar bir müddet direndilerse de nihayet barış istemek zorunda kaldılar. Ancak, kumandanlardan çekindikleri için şehri bizzat Halîfe’ye teslim etmeyi şart koştular. Durum Ebu Ubeyde tarafından bir mektupla Hz. Ömer’e bildirildi. Ömer (r.a) ashabın ileri gelenleriyle istişare ettikten sonra, Medine-i Münevvere’den Câbiye’ye doğru yola çıktı. Câbiye’de yapılan bir anlaşmadan sonra Hz. Ömer, bizzat Kudüs’e kadar giderek şehri teslim aldı. (16/637)

Hicri 21 yılında başlayan ve sürekli takviye edilen akınlarla Azerbaycan ve Ermenistan da dahil olmak üzere, Horasan’a kadar bütün İran toprakları İslâm Devleti’nin sınırları içine alındı.
İslâm ordularının fethettiği bölgelerdeki halk, müslümanlardan gördükleri müsamaha, adâlet ve güzel ahlâktan müteessir olarak kitleler hâlinde İslâm’a girdiler. Dinlerinden dönmek istemeyenler ise hiç bir baskıya maruz kalmadıkları gibi, geniş bir inanç hürriyetine kavuştular.
Basra, Kûfe, Musul gibi büyük şehirler Hz. Ömer devrinde kuruldu. Ömer (r.a), İran ve Hindistan tarafından gelebilecek deniz akınlarına karşı Basra ordugâh şehrini kurdurdu. Bu şehrin mevkii bizzat Hz. Ömer tarafından tesbit edildi. O, şehrin kurulma vazîfesini Utbe b. Gazvan’a verdi. Utbe (r.a), sekizyüz adamıyla o zaman boş ve ıssız olan Haribe bölgesine gelip hicrî 14 senesinde Basra şehrinin inşasına başladı.

Sa’d b. Ebî Vakkas (r.a), Kadisiye’de kazandığı büyük zaferden sonra İran içlerine akınlara başlamıştı. Ordusu Medâin’de bulunmaktaydı. Ancak buranın iklimi müslüman askerlerin sıhhati için münâsip değildi. Ömer (r.a), Hz. Sa’d’dan iklimi güzel ve merkez ile arasında deniz bulunmayan bir yer bulup orada bir şehir kurmasını istedi. Hz. Selmân ve Huzeyfe (r.a), Kufe mevkiini uygun buldular ve hicrî 17’de kırk bin kişilik Kûfe şehri kuruldu.

Amr b. Âs (r.a), Mısır’ın fethinden sonra İskenderiye’yi karargah edinmek istedi. Hz. Ömer, haberleşme açısından endişe duyduğu için kendisiyle Mısır’daki kuvvetler arasında bir nehrin bulunmasını münâsip görmedi. Hz. Amr da Nil’in doğusuna geçerek hicrî 21’de Fustat şehrini kurdu.
Hz. Ömer (r.a), devlet idâresinde mühim yenilikler yaptı, pek çok ilk’e imzâ attı. İdârî, adlî, mâlî ve askerî teşkilâtlar kurdu.

Hz. Ömer devrinde yeni fetihlerle İslâm devletinin hudutları genişlemiş, zaferlerden elde edilen ganimetlerle devlet hazinesi dolup taşmıştı. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a), İslâm’a hizmetlerini göz önünde bulundurarak müslümanlara maaş bağlamaya karar verdi. Hz. Ömer’in müslümanlara bağladığı bu maaş, senelik tahsisat şeklindeydi.
İlk olarak askerlerin kayıtlarını tutturduğu, fey ve ganimet gelirlerinin dağıtımını kaydettirdiği “Divan” teşkilatını kurdu. Divan defterinin başına da şanlı Bedir Ashâbı’nın isimlerini yazdı.

Kaza (mahkeme işleri)ni bir düzene koymak için vâlilerden ayrı ve bağımsız çalışan kadılar tayin etti.

Fethedilen bölgelerde okullar açtı, buralara müderrisler tayin ederek Kur’an-ı Kerim’in okunup anlaşılmasına ve onunla amel edilmesine gayret etti. İslâm’ın, müslüman olan insanlara öğretilmesi ve tebliğ çalışmalarının yürütülmesi için sahabîlerden ve diğer âlimlerden istifade etti ve onları değişik bölgelere gönderdi. Kur’an, Hadis ve Fıkıh öğretimi ile uğraşan bu âlimlere maaş bağladı. Devletin her tarafında camiler inşa ettirdi. Onun zamanında dört bin adet cami yapıldığı rivayet edilir. (Ahmed en-Nedvî, Asr-ı Saadet, I, 317)
Hz. Ömer (r.a):

“Hicret, hak ile bâtılı ayırdı” diyerek hicreti takvim başlangıcı yaptı. Hz. Ali ve Osman (r.a) hazretlerinin işâreti ile Muharrem ayını sene başı olarak tâyin etti.
İnce anlayış ve büyük bir firâset sahibi olan ashâb-ı kirâm, takvim başlangıcını, Allah Teâlâ’nın, İslâm’da ilk inşâ edilen mescid olan Kuba Mescid’i hakkındaki:

“…(Medîne’ye hicretin) ilk gününden takvâ üzerine kurulan Mescid...” (et-Tevbe, 108) âyet-i kerîmesinden ilhâmla tesbit etmişlerdir. (Semhûdî, Vefâü’l-vefâ, Mısır 1955, I, 248)
İlk defa açıkça hicret eden odur.
İlk defâ Emîrü’l-Mü’minîn (Mü’minlerin Emîri) diye isimlendirilen odur.
Teravih namazı cemaatle kılınmaya ilk defâ onun zamanında başladı.
Kur’an’ın iki kapak arasına toplanıp yazılmasını ilk dafâ o teklif etti ve bu tahakkuk edinceye kadar ısrarla üzerinde durdu.

Zimmîlere ilk defa alamet taktıran odur.
İlk defa yazılı kararlar alan odur.
Kumandan ve vâlilerle ilk defa toplantı yapan odur.
İlk defâ İslâm devletine âit para bastıran odur…
Bunun gibi daha pek çok ilk’e imzâ atmıştır.

Hz. Ömer (r.a), köleliğe karşı şiddetli bir mücâdele verdi. Nihayet Arabistan’da köleliği tamamen kaldırmaya muvaffak oldu. Ömer (r.a) riyâsete gelir gelmez, muhârebelerde ele geçirilen erkek ve kadın Arap esirlerini tamamen serbest bıraktı. Eskiden bu gibi esirler köle ve câriye muâmelesi görürdü.

Hz. Ömer, Mısır ve Irak gibi memleketlerde hiç kimsenin esir ve köle muâmelesi görmesine müsâade etmedi. Bu konuda yapılan ısrarları da dikkate almadı. Bir defasında İslâm askerleri tarafından Mısır’dan getirilen köleleri serbest bırakarak tekrar memleketlerine göndermişti.
Hz. Ömer (r.a), memurlarının, hastalanan köleleri ziyaret etmediklerini anladığında onları vazifeden azlederdi. (Ramazanoğlu Mahmûd Sâmi, Hazreti Ömeru’l-Fâruk (r.a), s. 158-160)
Hz. Ömer hicretin 24. senesinde Zerdüşt bir köle olan Ebû Lü’lü tarafından şehid edildi ve Hz. Peygamber’in ayakları dibine defnedildi.
Enes (r.a) şöyle der:

“Rasûlullah (s.a.v) altmışüç yaşında vefat etti. Hz. Ebû Bekir de altmışüç yaşında vefat etti, Hz. Ömer de altmışüç yaşında vefat etti.” (Müslim, Fedâil, 114)
Logged

Sen anilan guzel bir soz ol! Zira insan hakkinda soylenilen sozden ibarettir.
Ocak 17, 2008, 10:26:44
VuSLaT

Administrator

******


Üye No : 11

Nerden :

Konu  : 1199

Mesaj : 8,544

ŞeHaDeT PaRMaĞıDıR GöĞe DoĞRu MiNaRe
Offline
« Yanıtla #2 : Ocak 17, 2008, 10:26:44 »

RABBİM razı olsun...
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap


"Aşk'ına Tâlib'im, Ey Yâr...
Söyler misin, ne olur;
Vuslâdım'a daha, ne kadar var?"



Nisan 12, 2008, 01:40:33
CanRuba

Gelişmiş Üye

***


Üye No : 16995

Yaş : 21

Nerden : istanbul

Konu  : 4

Mesaj : 520

Offline
« Yanıtla #3 : Nisan 12, 2008, 01:40:33 »

    hz. ömer ne güzel söylemis halki su bulamazken o bal serbetini nasil icsin...rabbim bizlerede böyle bir bilinc ,ince ruh ve güzel ahlak nasip etsin (amin)
Logged
Mayıs 29, 2008, 15:42:23
phoenix

Yeni Üye

*


Üye No : 17378

Nerden :

Konu  : 0

Mesaj : 11

Offline
« Yanıtla #4 : Mayıs 29, 2008, 15:42:23 »

ellerinize  sağlık
  güzel konular  yazmışınız
bu  formu  kullanmayı  öğrensem birde
Logged
Mayıs 29, 2008, 16:23:04
yusufum

yusufum63

Gelişmiş Üye

***


Üye No : 937

Yaş : 26

Nerden : ŞANLIURFA

Konu  : 119

Mesaj : 600

URFA SANA KÜSMÜŞ
WWW
Offline
« Yanıtla #5 : Mayıs 29, 2008, 16:23:04 »

ALLAH CC RAZI OLSUN
Logged

ALLAH CC İMANDAN AYIRMASIN
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Mayıs 29, 2008, 22:51:12
AYSENUR79

Süper Üye

****


Üye No : 1981

Nerden : istanbul

Konu  : 39

Mesaj : 1,139

Offline
« Yanıtla #6 : Mayıs 29, 2008, 22:51:12 »

RABBİM razı olsun...
Logged

Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Haziran 18, 2008, 17:27:02
saladinsaed

VIP

*****


Üye No : 24383

Nerden :

Konu  : 9

Mesaj : 31

Offline
« Yanıtla #7 : Haziran 18, 2008, 17:27:02 »

Sağolun kardeşler.
Logged
Haziran 19, 2008, 01:09:48
münteha

S.Güven

Gelişmiş Üye

***


Üye No : 9412

Nerden :

Konu  : 65

Mesaj : 592

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.
Offline
« Yanıtla #8 : Haziran 19, 2008, 01:09:48 »

Resulullah (s.a.s) onun için şöyle buyurmuştu:

"Gökte bir melek bulunmasın ki Ömer'e saygı duymasın. Yeryüzünde ise bir şeytan bulunmasın ki Ömer'den kaçmasın" (Suyûtî, a.g.e., 133).

Hamd, Alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Salâtü Selâm, enbiyâların sonuncusu Resulullah'ın, Ehlinin, Sahabesinin ve de kıyamete kadar, onları dost edinenlerin üzerine olsun.
Logged

"YARAB! Ne azabına dayanacak halim, Ne de rahmetinden mahrum kalmaya mecalim yoktur... Vefasızlık edip senden uzak kalsamda, halim sensiz edemeyeceğini haykırmaktadır. Vefasızlığım nisbetinde değil, ihtiyacım nisbetinde lütfuna talibim..."
Anahtarlar:
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Favorilere Ekle  |  Yazdır  

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
ÖMER NASUHİ BİLMEN Önemli Şahsiyetler ızdırab 1 892 Son Mesaj Haziran 07, 2008, 16:57:11
Gönderen: Suleymanli
Ömer Seyfeddin’in İlk Namazı Namaz hatice 1 1148 Son Mesaj Temmuz 28, 2007, 17:53:10
Gönderen: MujaHiD
Anzaklı Ömer Yakın Tarih Osmanlı 0 810 Son Mesaj Mayıs 07, 2007, 23:13:58
Gönderen: Osmanlı
Ömer Seyfeddin’in İlk Namazı... Namaz VuSLaT 1 496 Son Mesaj Mayıs 31, 2008, 10:53:11
Gönderen: huşyar
Neden Başımıza Bir Ömer Gelmez? Serbest Bölüm VuSLaT 10 711 Son Mesaj Haziran 28, 2008, 09:56:19
Gönderen: Nur87
Ölüm var ya Ömer... Peygamberlerin Hayatları CeNNeT 7 1884 Son Mesaj Mart 30, 2008, 00:45:25
Gönderen: siyahgülL
HZ. ÖMER (R.A.)'DEN NASİHATLER Önemli Şahsiyetler mevlan 1 434 Son Mesaj Kasım 29, 2007, 21:57:17
Gönderen: VuSLaT
HZ ÖMER,in hayatı Videolar CANSU 1 6093 Son Mesaj Şubat 20, 2008, 14:07:25
Gönderen: sky_gok
HZ.ÖMER VE NAMAZ Dört Halife Devri mevlan 6 1061 Son Mesaj Mayıs 04, 2008, 16:02:08
Gönderen: daybreak
Hafsa Bint-i Ömer Hz. Muhammed sav Dönemi.. Amin€ 1 196 Son Mesaj Temmuz 19, 2008, 12:24:55
Gönderen: elif_
Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf
İhya Ramazan Ayı İslami Sohbet İlahi Sözleri

Rengarenk MC Theme By Burak