cihaderi_1

|
 |
« : Nisan 22, 2008, 08:37:17 » |
|
Arap Müşriklerinin Anlayışı
Bilindiği gibi Arap müşrikleri her şeyi yaratanın (c.c.) olduğunu kabul etmelerine rağmen müşriktiler.
(c.c.) şöyle buyuruyor:
"Onları çoğu, ortak koşmadan 'a iman etmezler." (Yusuf: 12/106)
Bu hususta seleften bazıları şöyle demişlerdir:
"Onlara "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorarsan " " derler. Fakat yine de 'tan (c.c.) başkasına ibadet ederler." (İbni Kesir bunu İbni Abbas, Mücahid, Ata ve İkrime'den rivayet etmiştir)
(c.c.) şöyle buyuruyor:
"De ki: 'Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım). Yeryüzü ve onda bulunanlar kime aittir?' ' 'a aittir' diyecekler. 'Öyleyse siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız?' de. 'Yedi göğün Rabbi ve O yüce arşın Rabbi kimdir?' de. ' 'tır' diyecekler. 'Öyle ise (O'na karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?' de. "Eğer biliyorsanız (söyleyin), her şeyin mülkiyet ve yönetimi elinde olan, her şeyi koruyup kollayan, fakat kendisi korunmayan (buna muhtaç olmayan) kimdir?" diye sor. '(Her-şeyin yönetimi) 'ındır' diyecekler. De ki: "Öyle ise nasıl olup da aldanıyorsunuz?" (Mü'minun: 23/84-89)
Öyleyse her şeyi yaratanın ve her şeyin Rabbinin (c.c.) olduğunu ikrar eden herkes, 'a (c.c.) kulluk ediyor demek değildir. Çünkü onlar bunu kabul etmekle beraber 'tan (c.c.) başkasına kulluk ediyor, tağutlara itaat ediyorlar, (c.c.)'tan başkasının yoluna davet ediyorlar. O'ndan başkasından korkuyor ve umut ediyorlar, O'ndan başka veliler ediniyor, O'nun rızası dışında insanlara düşmanlık gösteriyorlar, rasullerine itaat etmiyor, 'ın (c.c.) emrettikleri ile emretmiyor ve insanları 'ın (c.c.) yasaklarından sakındırmıyorlar.
Müşrikler, her şeyi yaratanın (c.c.) olduğunu ikrar etmelerine rağmen ortak koştukları şeylerin kendileri için şefaatçi olacağını kabul etmeleri sebebiyle 'a (c.c.) ortak koşmuş ve müşrik sıfatını haketmiş olurlar.
(c.c.) şöyle buyuruyor:
"Yoksa onlar 'dan başkasını şefaatçi mi edindiler?De ki: 'Onlar hiçbir şeye güç yetiremez ve akıl erdiremezlerse de mi (şefaatçi edineceksiniz)?' De ki: "Bütün şefaat 'ındır. Göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur..." (Zümer: 39/43-44).
"Onlar 'ı bırakıp kendilerine hiçbir fayda ve zarar veremeyecek şeylere tapıyorlar ve 'Bunlar, katında bizim şefaatçilerimizdir' diyorlar. De ki: 'Siz göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi 'a haber veriyorsunuz?'Haşa! O, onların ortak koştukları şeylerden uzak ve yücedir." (Yunus: 10/8).
"Andolsun ki ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve dünyada size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Ortaklarımız sandığınız şefaatçilerimizi de yanınızda göremeyeceksiniz. Andolsun ki aranız açılmış ve ilah sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir." (En'an: 6/94)
"İnsanlardan bazıları 'tan başkasını ilah edinirler de onları 'ı sever gibi severler..." (Bakara: 2/165)
Bunun içindir ki, bunların peşinden gidenlerin kimisi güneşe, kimisi aya, kimileri de yıldızlara secde ederek müşriklerin yaptığı gibi yapıyorlar. İslam'a bağlı olduklarını söyledikleri halde, sihir, büyücülük, falcılık, yıldızperestlik, medyumluk, şeytanların ardından gitmek, belli şeyleri (muska) takmak, buhur yapmak gibi davranışlarda bulunuyor, sonra da bu yaptıklarının şirk olmadığını söylüyorlar (Bunlar ileride geniş bir şekilde açıklanacaktır.).
Bu kişiler sadece, ortak koştuklarının kendi işlerini düzenlediğine onları idare ettiğine inanmaları halinde şirke gireceklerini, bunları vasıta kılmanın ise şirk olmadığını zannediyorlar.
fethul mecid
|