| Nisan 29, 2007, 14:13:12 |
|
|
 |
« : Nisan 29, 2007, 14:13:12 » |
|
er-Rahmânu celle celâluh Manası:Bağışlayan, esirgeyen; bütün yarattıkları için iyilik ve merhamet isteyen; sevdiğini-sevmediğini ayırdetmeyerek bu dünyada onlara sayısız nimetler veren.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:İlâhınız bir tek 'tır. O'ndan başka ilâh yoktur. O, RAHMÂNdır, rahîmdir.(2:163)
-Rahiymu celle celâluh Manası:Bağışlayan, esirgeyen, çok merhamet eden; dünyada kendisine inanıp emirlerine uygun bir şekilde yaşayanları ahirette sonsuz nimetlerle mükafatlandıracak olan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O'dur. Şüphesiz , size karşı çok şefkatli, ÇOK MERHAMETLİDİR.(57:9)
el-Meliku celle celâluh Manası:Görünen ve görünmeyen bütün âlemlerin, bütün kâinatın sahibi; tek ve mutlak hükümdarı.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:MUTLAK HÂKİM ve hak olan , çok yücedir. O'ndan başka ilah yoktur, O, yüce Arş'ın sahibidir.(23:116)
el-Kuddûsu celle celâluh Manası:Hatadan, gafletten, acizlikten ve her türlü eksiklikten uzak; bütün üstün ve güzel sıfatların sahibi.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, EKSİKLİKTEN MÜNEZZEH, azîz ve hakîm olan 'ı tesbih eder.(62:1)
es-Selâmu celle celâluh Manası:1-Her türlü tehlikelerden kullarını selâmete çıkaran. 2-Kendisi her türlü eksiklik, ayıp, afet ve belalardan uzakta olan. 3-Cennete girmiş mutlu kullarına selâm eden.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O, öyle 'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilah yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, SELÂMET VERENDİR, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. , müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.(59:23)
el-Mu'minu celle celâluh Manası:1-Gönüllerde iman ışığı uyandıran. 2-Kendisine sığınanlara aman verip onları koruyan, rahatlatan. 3-Verdiği söze güvenilen.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O, öyle 'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilah yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selamet verendir, EMNİYETE KAVUŞTURANDIR, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. , müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.(59:23)
el-Muheyminu celle celâluhManası:Kâinatın bütün işlerini düzenleyen, gözeten, yöneten.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O, öyle 'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilah yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selamet verendir, emniyete kavuşturandır, GÖZETİP KORUYANDIR, üstündür, istediğini zorla yaptıran, büyüklükte eşi olmayandır. , müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.(59:23)
el-Aziyzu celle celâluhManası:1-Değerli, şerefli, güçlü. 2-Mağlub edilmesine imkan olmayan, her zaman galip olan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Mutlak hükümranlık elinde olan , yüceler yücesidir ve O'nun herşeye gücü yeter. O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, MUTLAK GALİPTİR, çok bağışlayıcıdır. O ki, birbiri ile âhenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahman olan 'ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?(67:1-3)
el-Cebbâru celle celâluhManası:1-İradesini her durumda yürüten, dilediğini zorla yaptırmaya gücü yeten. 2-Yaratılmışların halini iyileştiren, eksikleri tamamlayan, kırılanları onaran.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O, öyle 'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilah yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selamet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, İSTEDİĞİNİ ZORLA YAPTIRAN, büyüklükte eşi olmayandır. , müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.(59:23)
el-Mutekebbiru celle celâluhManası:Herşeyde ve her olayda büyüklüğünü gösteren.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O, öyle 'tır ki, kendisinden başka hiçbir ilah yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selamet verendir, emniyete kavuşturandır, gözetip koruyandır, üstündür, istediğini zorla yaptıran, BÜYÜKLÜKTE EŞİ OLMAYANDIR. , müşriklerin ortak koştukları şeylerden münezzehtir.(59:23)
el-Hâliku celle celâluh Manası:Yoktan var eden, herşeyin varlığını ve varlığı boyunca görüp geçireceği halleri tayin ve tesbit eden ve ona göre yaratan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. O'nun eşi olmadığı halde nasıl çocuğu olabilir! Her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen O'dur. İşte Rabbiniz O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. O, her şeyin YARATICISIDIR. Öyle ise O'na kulluk edin, O her şeye vekildir (güvenilip dayanılacak tek varlık O'dur). Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.(6:101,102,103)
nezdinde İsa'nın durumu, Âdem'in durumu gibidir. onu topraktan YARATTI. Sonra ona "Ol!" dedi ve oluverdi. (3:59)
Devamı gelicek inşallah,yavaş yavaş 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Temmuz 14, 2007, 01:12:29 Gönderen: Osmanlı »
|
Logged
|
KAHROLSUN PKK
|
|
|
| Nisan 29, 2007, 20:11:55 |
|
|
 |
« Yanıtla #1 : Nisan 29, 2007, 20:11:55 » |
|
el-Bâriu celle celâluh
Manası:1-Herhangi bir modeli örnek almaksızın bütün varlıkları yaratan. 2-Herşeyin organ ve kısımlarını uygun ve dengeli bir halde yaratan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! Şüphesiz siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için YARADANINIZA tevbe edin de nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün. Öyle yapmanız YARATICINIZIN katında sizin için daha iyidir. Böylece tevbenizi kabul etmiş olur. Çünkü acıyıp tevbeleri kabul eden ancak O'dur.(2:54)

el-Musavviru celle celâluh
Manası:Herşeye bir şekil ve özellik veren.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Şüphesiz ki ne yerde ne de gökte hiçbir şey 'a gizli kalmaz. Rahimlerde sizi dilediği gibi ŞEKİLLENDİREN O'dur. O'ndan başka ilâh yoktur. O mutlak güç ve hikmet sahibidir.(3:5,6)

el-Ğaffâru celle celâluh
Manası:Daima affeden, mağfireti pek çok.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Eğer bir evlat edinmek isteseydi, elbette yarattıklarından dilediğini seçerdi. O yücedir. O, tek ve kahhâr olan 'tır. , gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine sarıyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider. Dikkat et! O, azîzdir, ve ÇOK BAĞIŞLAYANDIR.(39:4,5)

el-Kahhâru celle celâluh
Manası:Herşeye her istediğini yapacak şekilde gâlib ve hâkim
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O halde, sakın 'ın peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Çünkü mutlak üstündür, kimsenin yaptığını yanına bırakmaz. Yer başka bir yer, gökler de (başka gökler) haline getirildiği, (insanlar) bir ve GÜCÜNE KARŞI DURULAMAZ OLAN 'ın huzuruna çıktıkları gün ( bütün zalimlerin cezasını verecektir).(14:47,48)

el-Vehhâbu celle celâluh
Manası:Her çeşit nimeti hiçbir karşılık beklemeden devamlı ve bol bol veren.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize tarafından rahmet bağışla. LÜTFU EN BOL OLAN sensin. Rabbimiz! Gelmesinde şüphe edilmeyen bir günde, insanları mutlaka toplayacak olan sensin. asla sözünden dönmez. Bilinmelidir ki inkar edenlerin ne malları ne de evlatları huzurunda kendilerine bir fayda sağlayacaktır. İşte onlar cehennemin yakıtıdır.(3:8-10)

er-Razzâku celle celâluh
Manası:Yaratılmışlara faydalanacakları şeyleri ihsan eden, bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:(O öyle lütufkâr) 'tır ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten suyu indirip onunla RIZIK OLARAK SİZE TÜRLÜ MEYVELER ÇIKARDI; izni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize verdi; nehirleri de sizin (yararlanmanız) için akıttı. Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi. O size istediğiniz her şeyden verdi. 'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür!(14:32-34)

el-Fettâhu celle celâluh
Manası:1-Bütün anlaşmazlıkların nihâi hakemi olarak mutlak adâleti gerçekleştiren. 2-Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, iyilik kapılarını açan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:De ki: Rabbimiz hepimizi bir araya toplayacak, sonra aramızda hak ile hükmedecektir. O, EN ÂDİL HÜKÜM VEREN, (her şeyi) hakkıyla bilendir.(34:26)
...Kim 'tan korkarsa, ONA BİR ÇIKIŞ YOLU İHSAN EDER. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim 'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz , emrini yerine getirendir. her şey için bir ölçü koymuştur.(65:2,3)

el-Aliymu celle celâluh
Manası:Herşeyi hakkıyla, çok iyi bilen.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak 'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz , HER ŞEYİ BİLENDİR, her şeyden haberdardır.(31:34)
Gaybın anahtarları 'ın yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, KARADA VE DENiZDE NE VARSA BiLiR; O'NUN iLMi DIŞINDA BiR YAPRAK BiLE DÜŞMEZ. O YERiN KARANLIKLARI iÇiNDEKi TEK BiR TANEYi DAHi BiLiR. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.(6:59)

el-Kaabidu celle celâluh
Manası:1- Rızkı tutan, sıkan, daraltan 2- Canlıların ruhunu alan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Verdiğinin kat kat fazlasını kendisine ödemesi için 'a güzel bir borç (isteyene faizsiz ödünç) verecek yok mu? DARLIK VEREN de bolluk veren de 'tır. Sadece O'na döndürüleceksiniz.(2:245)

el-Baasitu celle celâluh
Manası:1- Rızkı genişleten, açan, bol bol veren. 2- Ruhları bedenlere yerleştirip yayan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:... Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun. Rabbin rızkı dilediğine BOL VERİR, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür. Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur. Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur ...(17:29...32)

el-Hâfidu celle celâluh
Manası:Alçaltan, zillete düşüren, yukarıdan aşağıya indiren.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet: 'a ve Resûlüne karşı gelenler, KENDİLERİNDEN ÖNCEKİLERİN ALÇALTILDIĞI GİBİ ALÇALTILACAKLARDIR. Biz apaçık âyetler indirmişizdir. Kafirler için küçük düşürücü bir azap vardır.(58:5)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 14, 2007, 20:07:47 Gönderen: Osmanlı »
|
Logged
|
KAHROLSUN PKK
|
|
|
| Nisan 30, 2007, 19:33:58 |
|
|
 |
« Yanıtla #2 : Nisan 30, 2007, 19:33:58 » |
|
el-Rafiu celle celaluh
Manası:Yükselten, izzet ve şeref bahşeden, yukarı kaldıran.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği (nimetler) hususunda sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle ÜSTÜN KILAN O'DUR. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve gerçekten O bağışlayan merhamet edendir.(6:165)

el-Mu'izzu celle celâluh
Manası:İzzet veren, yücelten, ağırlayan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:(Resûlüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan 'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini YÜCELTİR, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kâdirsin.(3:26)

el-Muzillu celle celâluh
Manası:Alçaltan, zillete düşüren, hor ve hakîr eden.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:(Resûlüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan 'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de ALÇALTIRSIN. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kâdirsin.(3:26)

Semiy'u celle celâluh
Manası:Her şeyi en iyi işiten, duyan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O, gökleri ve yeri yoktan yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu suretle çoğalmanızı sağlamıştır. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O İŞİTENDİR, görendir.(42:11)

el-Basiyru celle celâluh
Manası:Her şeyi en iyi gören.,
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Namazı kılın, zekâtı verin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği 'ın katında bulacaksınız. Şüphesiz , yapmakta olduklarınızı NOKSANSIZ GÖRÜR.(2:110)
O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı ÇOK İYİ GÖRENDİR.(11:112)

el-Hakemu celle celâluh
Manası:Son hükmü veren, hükmeden, hakkı yerine getiren.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet: kıyamet gününde, ihtilaf etmekte olduğunuz konulara dair ARANIZDA HÜKÜM VERECEKTİR.(22:69)
ile birlikte başka bir tanrıya tapıp yalvarma! O'ndan başka tanrı yoktur. O'nun zatından başka her şey yok olacaktır. HÜKÜM O'NUNDUR ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz.(28:88)

el-'Adlu celle celâluh
Manası:1-Mutlak adalet sahibi, çok adaletli. 2- Aşırılığa meyletmeyen.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Rabbinin sözü, DOĞRULUK VE ADALET BAKIMINDAN TAMAMLANMIŞTIR. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir.(6:115)

el-Latiyfu celle celâluh
Manası:1- Herşeyin yoktan var edicisi olarak, onların ihtiyaçlarını en ince ayrıntısına kadar bilen ve sezilmez yollarla bu ihtiyaçları karşılayan. 2-İnce ve sezilmez yollardan kullarına çeşitli faydalar ulaştıran. 3- En ince işlerin bütün inceliklerini bilen. 4- Nasıl yapıldığına nüfûz edilemeyen, en ince şeyleri yapan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:İşte Rabbiniz O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O'na kulluk edin, O her şeye vekildir (güvenilip dayanılacak tek varlık O'dur). Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, EŞYAYI PEK İYİ BİLEN, her şeyden haberdar olandır. (Doğrusu) size Rabbiniz tarafından basiretler (idrak kabiliyeti) verilmiştir. Artık kim hakkı görürse faydası kendisine, kim de kör olursa zararı kendinedir. Ben üzerinize bekçi değilim.(6:102...104)

el-Habiyru celle celâluh
Manası:Herşeyin içyüzünden, gizli taraflarından haberdar.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki yanında en değerli olanınız, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz bilendir, HER ŞEYDEN HABERDARDIR.(49:13)
Ey iman edenler! 'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın. 'tan korkun, çünkü , YAPTIKLARINIZDAN HABERDARDIR. 'ı unutan ve bu yüzden 'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.(59:18-19)

el-Haliymu celle celâluh
Manası:1- Acele ve kızgınlıkla davranmayan. 2- Ceza vermede acele etmeyen, teennî sahibi.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan herkes O'nu tesbih eder. O'nu övgü ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Ne var ki siz, onların tesbihini anlamazsınız. O, HALÎMDİR, bağışlayıcıdır.(17:44)
Şüphesiz gökleri ve yeri, nizamları bozulmasın diye tutuyor. Andolsun ki onların nizamı eğer bir bozulursa, kendisinden başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, HALÎMDİR, çok bağışlayıcıdır.(35:41)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 14, 2007, 20:09:49 Gönderen: Osmanlı »
|
Logged
|
KAHROLSUN PKK
|
|
|
| Nisan 30, 2007, 20:09:15 |
|
|
 |
« Yanıtla #3 : Nisan 30, 2007, 20:09:15 » |
|
el-'Aziymu celle celâluh
Manası:Zâtının ve sıfatlarının mâhiyeti anlaşılamayacak kadar ulu, çok büyük.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet: , O'ndan başka tanrı yoktur; O, diridir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, BÜYÜKTÜR.(2:255)

el-Gafuru celle cellaluhu
Manası:Bütün günahları bağışlayan, affı çok.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! 'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü BÜTÜN GÜNAHLARI BAĞIŞLAR. ŞÜPHESİZ Kİ O, ÇOK BAĞIŞLAYAN, çok esirgeyendir.(39:53)

eş-Şekûru celle celâluh
Manası:Az iyiliğe çok mükâfat veren, kendi rızâsı için yapılan iyi işleri daha ziyadesiyle karşılayan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet: 'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan ( için) gizli ve açık sarfedenler, asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler. Çünkü , onların mükâfatlarını tam öder ve lütfundan onlara fazlasını da verir. Şüphesiz O, çok bağışlayan, ŞÜKRÜN KARŞILIĞINI BOL BOL VERENDİR.(35:29-30)

el-'Aliyyu celle celâluh
Manası:İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, çok yüksek
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Çünkü , hakkın ta kendisidir; O'ndan başka taptıkları ise hiç şüphesiz bâtıldır. Gerçekten ÇOK YÜCE, çok uludur. Size varlığının delillerini göstermesi için, 'ın lütfuyla gemilerin denizde yüzdüğünü görmedin mi? Şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır. Dağlar gibi dalgalar onları kuşattığı zaman, dini tamamen 'a has kılarak (ihlasla) O'na yalvarırlar. onları karaya çıkararak kurtardığı vakit içlerinden bir kısmı orta yolu tutar. Zaten bizim âyetlerimizi, ancak nankör hainler bilerek inkar eder. (31:30-32)

el-Kebiyru celle celâluh
Manası:Ululuğu karşısında her büyüğün küçüldüğü mutlak büyük; zâtının ve sıfatlarının mâhiyeti anlaşılamayacak kadar ulu, çok büyük.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Her dişinin neye gebe kalacağını, rahimlerin neyi eksik, neyi ziyade edeceğini bilir. Onun katında her şey ölçü iledir. O, görüleni de görülmeyeni de bilir; ÇOK BÜYÜKTÜR, yücedir. Sizden, sözü gizleyenle onu açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüzün yürüyen (onun ilminde) eşittir.(13:8...10)

el-Hafiyzu celle celâluh
Manası:1- Koruyup gözeten ve dengede tutan, herşeyi belli vaktine kadar afat ve belâdan saklayan. 2- Yapılan işleri bütün tafsilatıyla tutan, bilen.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Ya'kub dedi ki: Daha önce kardeşi (Yusuf) hakkında size ne kadar güvendiysem, bunun hakkında da size ancak o kadar güvenirim! (Ben onu sadece 'a emanet ediyorum); EN HAYIRLI KORUYUCUDUR. O, acıyanların en merhametlisidir.(12:64)
'tan başka dostlar edinenleri daima GÖZETLEMEKTEDİR. Sen onlara vekil değilsin.(42:6)

el-Mukiytu celle celâluh
Manası:Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren, her yaratılmışın azığını veren.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Nice canlı var ki, rızkını (yanında) taşımıyor. Onlara da size de RIZIK VEREN 'tır. O, her şeyi işitir ve bilir.(29:60)
(Onlar mı hayırlı) yoksa ilk baştan yaratan, sonra yaratmayı tekrar eden ve sizi hem gökten hem yerden RIZIKLANDIRAN mı? 'tan başka bir tanrı mı var! De ki: Eğer doğru söylüyorsanız siz kesin delilinizi getirin!(27:64)

el-Hasiybu celle celâluh
Manası:1- Kullarına yeten, kâfi gelen. 2- Kullarını hesaba çeken. 3- Herkesin hayatı boyunca yapıp ettiklerinin hesabını bütün tafsilat ve teferruatıyla iyi bilen.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette " 'tır" derler. De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? bana bir zarar vermek isterse, 'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut , bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun bu rahmetini önleyebilirler mi? De ki: Bana YETER. Tevekkül edenler, ancak O'na güvenip dayanırlar.(39:38)
O peygamberler ki 'ın gönderdiği emirleri duyururlar, 'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak (HERKESE) YETER.(33:39)

el-Celiylu celle celâluh
Manası:Celâlet, azamet ve ululuk sahibi
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:BÜYÜKLÜK VE İKRAM SAHİBİ Rabbinin adı yücelerden yücedir.(55:78)

el-Keriymu celle celâluh
Manası:Fâzîlet türlerinin hepsine sahip, keremi bol ve sonsuz.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı, kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman, insanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar. Ey insan! Seni yaratıp seni düzgün ve dengeli kılan, seni istediği bir şekilde birleştiren, İHSANI BOL RABBİNE karşı seni aldatan nedir? Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir. İyiler muhakkak cennette, kötüler de cehennemdedirler. Ceza gününde oraya girerler. Onlar (kafirler) oradan bir daha da ayrılmazlar. Ceza günü nedir bilir misin? Nedir acaba o ceza günü? O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş 'a kalmıştır. (82:1...19)

er-Rakıybu celle celâluh
Manası:Herşeyi gözetleyip kontrolü altında tutan, bütün varlıklar üzerinde gözcü, bütün işler murâkebesi altında bulunan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet: : Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, "Beni ve annemi, 'tan başka iki tanrı bilin" diye sen mi dedin, buyurduğu zaman o, "Hâşâ! Seni tenzih ederim; hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Hem ben söyleseydim sen onu şüphesiz bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, halbuki ben senin zatında olanı bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin. Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan 'a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine GÖZETLEYİCİ yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyla görensin. Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin" dedi.(5:116...118)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 14, 2007, 20:11:21 Gönderen: Osmanlı »
|
Logged
|
KAHROLSUN PKK
|
|
|
| Mayıs 01, 2007, 00:33:14 |
|
|
 |
« Yanıtla #4 : Mayıs 01, 2007, 00:33:14 » |
|
el-Muciybu celle celâluh
Manası:Duâ ve dileklere karşılık veren, icâbet eden; kendine yalvaranların istediklerini veren
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. BANA DUA ETTİĞİ VAKİT DUA EDENİN DİLEĞİNE KARŞILIK VERİRİM. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.(2:186)
Rabbiniz şöyle buyurdu: BANA DUA EDİN, KABUL EDEYİM. Çünkü bana ibadeti bırakıp büyüklük taslayanlar aşağılanarak cehenneme gireceklerdir.(40:60)

el-Vâsi'u celle celâluh
Manası:İlmi, ihsânı, mağfiret ve merhameti herşeyi kuşatan; geniş ve müsâadekâr.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Doğu da 'ındır batı da. Nereye dönerseniz 'ın yüzü (zâtı) oradadır. Şüphesiz 'ın (rahmeti ve nimeti) GENİŞTİR, O her şeyi bilendir.(2:115)

el-Hakiymu celle celâluh
Manası:Bütün emirleri ve işleri yerli yerinde ve hikmetli olan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Şüphesiz, iman edip de güzel davranışlarda bulunanlar için, içinde devamlı kalacakları ve nimetleri bol cennetler vardır. Bu, 'ın verdiği gerçek sözdür. O, mutlak güç ve HİKMET SAHİBİDİR. O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı, sizi sarsmasın diye yere de ulu dağlar koydu ve orada her çeşit canlıyı yaydı. Biz gökyüzünden su indirip, orada her faydalı nebattan çift çift bitirdik. İşte bunlar 'ın yarattıklarıdır. Şimdi (ey kafirler!) O'ndan başkasının ne yarattığını bana gösterin! Hayır (gösteremezler)! Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.(31-8..11)

el-Vedûdu celle celâluh
Manası:Çok seven ve çok sevilen. İyi kullarını seven, onları rahmet ve rızasına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya biricik lâyık olan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, (müminleri) ÇOK SEVER.(11:90)
Şüphesiz Rabbinin yakalaması çok şiddetlidir. Bilin ki O, (kâinat yokken) ilk olarak yaratan, (ölümden sonra tekrar hayatı) geri getirendir. O, çok bağışlayan ve ÇOK SEVENDİR. Şerefli Arş'ın sahibidir. Dilediği şeyleri mutlaka yapandır.(85:12...16)

el-Meciydu celle celâluh
Manası:Şânı büyük ve yüksek.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet: (İbrahim'in karısı: ) Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey! dedi. (Melekler) dediler ki: 'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! 'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, İYİLİĞİ BOLDUR.(11:72-73)

el-Bâ'isu celle celâluh
Manası:Ölüleri diriltip kabirlerinden çıkaran.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Ey insanlar! Eğer YENİDEN DİRİLMEKTEN şüphede iseniz, şunu bilin ki, biz sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra alakadan (aşılanmış yumurtadan), sonra uzuvları (önce) belirsiz, (sonra) belirlenmiş canlı et parçasından (uzuvları zamanla oluşan ceninden) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. Ve dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; sonra sizi bir bebek olarak dışarı çıkarırız. Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder; yine içinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin. Sen, yeryüzünü de kupkuru ve ölü bir halde görürsün; fakat biz, üzerine yağmur indirdiğimizde o, kıpırdanır, kabarır ve her çeşitten (veya çiftten) iç açıcı bitkiler verir.(22:5)

eş-Şehiydu celle celâluh
Manası:1- Herşeyi gözleyip bilen; her zamanda ve her yerde hâzır ve nâzır. 2- Kendi varlığına ve kendisinin ibadet edilmeye layık tek varlık olduğuna şahit olan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Mümin olanlar, yahudi olanlar, sâbiîler, hıristiyanlar, mecûsîler ve müşrik olanlara gelince, muhakkak ki , bunlar arasında kıyamet gününde (ayrı ayrı) hükmünü verir. Çünkü HER ŞEYE ŞAHİDDİR.(22:17)
, ADALETİ AYAKTA TUTARAK (DELİLLERİYLE) ŞU HUSUSU AÇIKLAMIŞTIR Kİ, kendisinden başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişlerdir). Mutlak güç ve hikmet sahibi 'tan başka ilâh yoktur. nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. 'ın âyetlerini inkar edenler bilmelidirler ki 'ın hesabı çok çabuktur.(3:18-19)

el-Hakku celle celâluh
Manası:1- Fiîlen var olan, mevcudiyeti ve ilahlığı gerçek olan. 2- Varlığı hiç değişmeden duran. 3- Sözleri ve vaadleri doğru olan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Mutlak hakim ve HAK OLAN , çok yücedir. O'ndan başka tanrı yoktur, O, yüce Arş'ın sahibidir.(23:116)
Çünkü , HAKKIN TA KENDİSİDİR; O'ndan başka taptıkları ise hiç şüphesiz bâtıldır. Gerçekten çok yüce, çok uludur.(31:30)
Ey İnsanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Ne babanın evladı, ne evladın babası nâmına bir şey ödeyemeyeceği günden çekinin. Bilin ki, 'IN VERDİĞİ SÖZ GERÇEKTİR. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan, 'ın affına güvendirerek sizi kandırmasın.(31:33)

el-Vekiylu celle celâluh
Manası:Kendisine güvenilip, dayanılan. İşlerini uygun şekliyle kendisine bırakan kulunun işini düzeltip, onların yapabileceğinden daha iyisini temin eden.
Kur'an-ı Kerim'den İlgili Ayet:İşte Rabbiniz O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O'na kulluk edin, O her şeye VEKÎLDİR.(6:102)
'a güven. VEKÎL OLARAK YETER.(33:3)
...Kim 'tan korkarsa, ona bir çıkış yolu ihsân eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. KİM 'A GÜVENİRSE O, ONA YETER. Şüphesiz , emrini yerine getirendir. her şey için bir ölçü koymuştur.(65:2,3)

el-Kaviyyu celle celâluh
Manası:Herşeye gücü yeten, kudretli, çok güclü.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve mîzanı indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, 'ın, dinine ve peygamberlerine gayba inanarak yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz KUVVETLİDİR, daima üstündür.(57:25)

el-Metiynu celle celâluh
Manası:Çok sağlam ve güçlü; herşeye gücü yeten, kudretli.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum. Şüphesiz rızık veren, GÜÇ VE KUVVET SAHİBİ olan ancak 'tır.(51:56...58)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 14, 2007, 20:13:59 Gönderen: Osmanlı »
|
Logged
|
KAHROLSUN PKK
|
|
|
| Mayıs 01, 2007, 11:13:07 |
|
|
 |
« Yanıtla #5 : Mayıs 01, 2007, 11:13:07 » |
|
 razı olsun.Güzel isimleri tesbih olarakta cektigimizde çok güzel tadlar alırız.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
| Mayıs 01, 2007, 18:15:55 |
|
|
 |
« Yanıtla #6 : Mayıs 01, 2007, 18:15:55 » |
|
el-Veliyyu celle celaluh
Manası:Yardımcı ve dost.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet: , inananların DOSTUDUR, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürürler. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar.(2:257)
Şüphesiz ki, benim KORUYANIM Kitab'ı indiren 'tır. Ve O bütün salih kullarını GÖRÜP GÖZETİR. 'ın dışında taptıklarınızın ne size yardıma güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler.(7:196-197)

el-Mubdiu celle celâluh
Manası:Herşeyi maddesiz ve örneksiz olarak ilk baştan yaratan
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:(Onlar mı hayırlı) yoksa İLK BAŞTAN YARATAN, sonra yaratmayı tekrar eden ve sizi hem gökten hem yerden rızıklandıran mı? 'tan başka bir tanrı mı var! De ki: Eğer doğru söylüyorsanız siz kesin delilinizi getirin!(27:64)
'ın, yaratılanı İLK BAŞTAN nasıl YARATTIĞINI, sonra bunu (nasıl) tekrarladığını görmediler mi? Şüphesiz bu, 'a göre kolaydır. De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, İLK BAŞTAN nasıl YARATMIŞ bir bakın. İşte bundan sonra (aynı şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten her şeye kadirdir.(29:19-20)

el-Mu'iydu celle celâluh
Manası:Yarattıklarının canını aldıktan sonra âhiret hayatı için tekrar yaratan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:(Resûlüm!) De ki: ( 'a) ortak koştuklarınız arasında, (birini yokken) ilk defa yaratacak, arkasından onu (ölümünden sonra hayata) YENİDEN DÖNDÜRECEK biri var mı? De ki: ilk defa yaratıp (ölümden sonra) onu YENİDEN (HAYATA) DÖNDÜRÜR. O halde nasıl saptırılırsınız!(10:34)

el-Muhyiy celle celâluh
Manası:Hayat veren, can bağışlayan, sağlık veren.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:De ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan 'ın elçisiyim. Ondan başka tanrı yoktur, O DİRİLTİR ve öldürür. Öyle ise 'a ve ümmî Peygamber olan Resûlüne -ki o, 'a ve onun sözlerine inanır- iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.(7:158)

el-Mumiytu celle celâluh
Manası:Kendisince takdir edilmiş ve kendisince malum vakti gelince yarattıklarının canını alan, öldüren. Canlı bir mahlukun ölümünü yaratan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Göklerde ve yerde bulunan her şey 'ı tesbih etmektedir. O, azîzdir, hakîmdir. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O, diriltir, ÖLDÜRÜR. O, her şeye gücü yetendir.(57:1-2)

el-Hayyu celle celâluh
Manası:Başlangıçsız ve sonsuz bir hayatla dâimâ diri.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O DAİMA DİRİDİR; O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur. O halde dinde ihlaslı ve samimi kişiler olarak O'na dua edin. Her türlü övgü âlemlerin Rabbi 'a mahsustur.(40:65)

el-Kayyûmu celle celâluh
Manası:1- Herşeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinâtı idare eden. 2- Gökleri, yeri ve herşeyi tutan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O, insanların geleceklerini de geçmişlerini de bilir. Onların ilmi ise bunu kapsayamaz. Bütün yüzler (insanlar), diri ve HER ŞEYE HÂKİM olan için eğilip boyun bükmüştür. Zulüm yüklenen ise, gerçekten perişan olmuştur. Her kim, mümin olarak iyi olan işlerden yaparsa, artık o, ne zulümden ne de hakkının çiğnenmesinden korkar.(20:110...112)

el-Vâcidu celle celâluh
Manası:1- İstediğini, istediği zaman bulan. 2- Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan müstağnî.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Kötülük tuzakları kuranlar, 'ın, kendilerini yere geçirmeyeceğinden veya kendilerine bilemeyecekleri bir yerden azabın gelmeyeceğinden veya onlar DÖNÜP DOLAŞIRLARKEN 'IN KENDİLERİNİ YAKALAMAYACAĞINDAN EMİN Mİ OLDULAR? ONLAR ( 'I) ÂCİZ BIRAKACAK DEĞİLLERDİR.(16:45-46)

el-Mâcidu celle celâluh
Manası:1- Şanı, şerefi büyük. 2- Kerem ve müsamahası bol.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:(İbrahim'in karısı: ) Olacak şey değil! Ben bir kocakarı, bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Bu gerçekten şaşılacak bir şey! dedi. (Melekler) dediler ki: 'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! 'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, İYİLİĞİ BOLDUR.(11:72-73)

el-Vâhidu celle celâluh
Manası:1- Tek. Zâtında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde, hükümlerinde aslâ ortağı, benzeri ve dengi bulunmayan. 2- Bölünüp parçalara ayrılmayan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Ey ehl-i kitap! Dininizde aşırı gitmeyin ve hakkında, gerçekten başkasını söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesîh, ancak 'ın resûlüdür, (o) 'ın, Meryem'e ulaştırdığı "kün: Ol" kelimesi (nin eseri) dir, O'ndan bir ruhtur. (O'nun tarafından gönderilmiş, yahut teyit edilmiş, yahut da Cebrail tarafından üfürülmüş bir ruhtur). Şu halde 'a ve peygamberlerine iman edin. "(Tanrı) üçtür" demeyin, sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin. ANCAK BİR TEK 'TIR. O, ÇOCUĞU OLMAKTAN MÜNEZZEHTİR. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. Vekil olarak yeter.(4:171)

es-Samedu celle celâluh
Manası:Arzu ve ihtiyaçları sebebiyle her varlığın kendisine yöneldiği; ancak kendisi hiçbir şeye muhtaç bulunmayan ulular ulusu varlık. İhtiyaçların ve ızdırapların giderilmesi için tek merci.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:De ki: O, birdir. SAMEDDİR. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur.(112:1...4)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 14, 2007, 20:16:12 Gönderen: Osmanlı »
|
Logged
|
KAHROLSUN PKK
|
|
|
| Mayıs 01, 2007, 18:25:37 |
|
|
 |
« Yanıtla #7 : Mayıs 01, 2007, 18:25:37 » |
|
el-Kâdiru celle celâluh
Manası:Herşeye ve istediğini, istediği gibi yapmaya gücü yeten, tam kudret sahibi.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O'dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kâdir değil midir? Evet! ELBETTE KÂDİRDİR. O, her şeyi hakkıyla bilen yaratıcıdır. Bir şey yaratmak istediği zaman O'nun yaptığı "Ol !" demekten ibarettir; hemen oluverir. Her şeyin mülkü kendi elinde olan 'ın şanı ne kadar yücedir! Siz de O'na döndürüleceksiniz.(36:80...83)

el-Muktediru celle celâluh
Manası:1- Herşeye gücü yeten, kudretli. 2- Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Onlara şunu da misal göster: Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkisi (önce gelişip) birbirine karışmış; arkasından rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelmiştir. , HER ŞEY ÜZERİNDE İKTİDAR SAHİBİDİR. Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür; ölümsüz olan iyi işler ise Rabbinin nezdinde hem sevapça daha hayırlı, hem de ümit bağlamaya daha lâyıktır.(18:45-46)

el-Mukaddimu celle celâluh
Manası:stediğini ileri geçiren, öne alan
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Yusuf'un yanına girdiklerinde dediler ki: Ey aziz! Bizi ve ailemizi kıtlık bastı ve biz değersiz bir sermaye ile geldik. Hakkımızı tam ölçerek ver. Ayrıca bize bağışta da bulun. Şüphesiz sadaka verenleri mükâfatlandırır. Yusuf dedi ki: Siz, cahilliğiniz yüzünden Yusuf ve kardeşine yaptıklarınızı biliyor musunuz? Yoksa sen, gerçekten Yusuf musun? dediler. O da: (Evet) ben Yusuf'um, bu da kardeşim. (Birbirimize kavuşmayı) bize lütfetti. Çünkü kim ( 'tan) korkar ve sabrederse, şüphesiz güzel davrananların mükâfatını zayi etmez, dedi. (Kardeşleri) dediler ki: 'a andolsun, hakikaten SENİ BİZE ÜSTÜN KILMIŞ. Gerçekten biz hataya düşmüşüz. (Yusuf) dedi ki: "Bugün sizi kınamak yok, sizi affetsin! O, merhametlilerin en merhametlisidir."(12:89...92)

el-Muahhiru celle celâluh
Manası:İstediğini geri koyan, arkaya bırakan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik. Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, " 'a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vadeye kadar TEHİR ETSİN (muaheze etmeden yaşatsın)" diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki 'ın tayin ettiği vade gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!(71:1...4)

el-Evvelu celle celâluh
Manası:Varlığının başlangıcı olmayan, ilk.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:O İLKTİR, sondur, zâhirdir, bâtındır. O, her şeyi bilendir. O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'ın üzerine istivâ edendir. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. yaptıklarınızı görür.(57:3)

el-Âhiru celle celâluh
Manası:Varlığının sonu olmayan, son.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet: ile birlikte başka bir tanrıya tapıp yalvarma! O'ndan başka tanrı yoktur. O'NUN ZATINDAN BAŞKA HER ŞEY YOK OLACAKTIR. Hüküm O'nundur ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz.(28:88)

ez-Zâhiru celle celâluh
Manası:1- Varlığını ve birliğini belgeleyen birçok delilin bulunması açısından âşikâr, apaçık. 2- Rabb oluşunun ve birliğinin apaçık huccetleri yanında, etkisi her varlıkta gözlenen sonsuz kudreti sebebiyle herşeyin üstünde olan, tek gâlib. 3- Kendisine inanan kullarının bakış ve düşüncelerinde âşikâr olan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde AKLISELİM SAHİPLERİ İÇİN GERÇEKTEN AÇIK İBRETLER VARDIR. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) 'I ANARLAR, GÖKLERİN VE YERİN YARATILIŞI HAKKINDA DERİN DERİN DÜŞÜNÜRLER (VE ŞÖYLE DERLER:) RABBİMİZ! SEN BUNU BOŞUNA YARATMADIN. SENİ TESBİH EDERİZ. Bizi cehennem azabından koru!(3:190-191)

el-Bâtinu celle celâluh
Manası:1- Zâtının görülmemesi ve mâhiyetinin bilinmemesi açısından gizli. 2- Kendisine inanmayanların bakış ve düşüncelerinden gizlenen. 3- Herşeyin içine nüfûz eden, herşeye herşeyden daha yakın olan.
Kur'ân-ı Kerîm'den İlgili Ayet:İşte Rabbiniz O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O'na kulluk edin, O her şeye vekildir (güvenilip dayanılacak tek varlık O'dur). GÖZLER O'NU GÖREMEZ; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır. (Doğrusu) size Rabbiniz tarafından basiretler (idrak kabiliyeti) verilmiştir. ARTIK KİM HAKKI GÖRÜRSE FAYDASI KENDİSİNE, KİM DE KÖR OLURSA ZARARI KENDİNEDİR. Ben üzerinize bekçi değilim.(6:102...104)

| | |