KEVSERÎ
Anadolu
velîlerinden. İsmi Hasan Hilmi bin Ali olup, meşhûr Mehmed Zâhir
el-Kevserî'nin babasıdır. Kevserî diye meşhûr olmuştur. Kafkasya'nın
Sebj (Şebjer) kasabasında doğdu. 1926 (H.1345) senesinde İstanbul'da
vefât etti.
Küçük yaşında ilim tahsîline başlayan
Kevserî, Kur'ân-ı kerîmi zamânın kurrâlarından el-Battal el-Hâc
Süleymân el-Ezherî'den öğrendi. Sonra Soposzâde diye meşhûr Şeyh Allâme
Mûsâ Efendinin derslerine devâm ederek Arapça gramer bilgilerinden
icâzet, diploma aldı. Şeyh Şâmil'in hocalarından Suskî el-Hâc Hasan
Efendiden de fen ilimlerini öğrendi. Bilâhare yaşadıkları bölgenin Rus
işgâline uğraması üzerine 1863 senesinde Osmanlı ülkesine geçerek Düzce
yakınındaki Çalıcuma (Hacı Hasan Efendi) köyüne yerleşti. Beyzâdeler
diye meşhur bir âile olarak yaşadılar. Düzce'de Şeyh Devlet adında
Abdullah-ı Mekkî silsilesine mensûb halîfelerden Saîd Giray'ın halîfesi
olan bir zâta talebe olup ondan icâzet aldı. Şeyhinin hac dönüşü vefât
etmesi üzerine İstanbul'a gelerek Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî
hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Ondan Delâil-i Hayrât okutma
icâzeti aldı. Bu arada hac vazîfesini yerine getirmek üzere Hicaz'a
giderek Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Mûsâ
el-Mekkî'ye intisâb etti. Ondan hilâfet ve icâzet aldı. 1871 senesinde
tekrar Düzce'ye döndü. Kendi adıyla yaptırdığı medresede hem ilim
öğretti, hem de tasavvuf yolunu anlatıp insanların kurtuluşu için
gayret etti. Şeyh Devlet'inDüzce'deki halîfesi Âtıf Efendiye de
bağlılığını sürdürdü. Daha sonra İstanbul'a giderek AhmedZiyâüddîn
Gümüşhânevî hazretlerine olan bağlılığını yeniledi. Halvete girdi ve
kısa zamanda ondan hilâfet yâni İslâmiyeti insanlara anlatma izni aldı.
Bilâhare Düzce'nin ileri gelenlerinin yaptırdığı Yeni Câmi
bitişiğindeki medresede senelerce ilim öğretti ve Râmûz-ül-Ehâdîs okuttu.
Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî'nin emri üzerine medresenin yanına bir
dergâh yaptırdı. Burada fıkıh, hadîs, tefsîr, Kur'ân-ı kerîm okutmak ve
halvetten başka bir şeyle meşgûl olmamaya başladı. Ömrünün sonuna kadar
ilim öğretmek ve ibadetle meşgûl olarak Allahü teâlânın rızâsına
kavuşmak için gayret eden Hasan Hilmi el-Kevserî hazretleri, 1926
(H.1345) senesinde İstanbul'da vefât etti.
1) İrgâmü'l-Merîd; s.103